88
27.5.2020
Gerçek Mutluluk Mümkün Müdür?
  • Favorilere Ekle
  • Başlığı Paylaş
  • Embed Kopyala
  • Seçmece
  • Popüler
  • Tarihe Göre
Tüm gün aklımda bu soru dönüp durdu. Mutluluğun belli bir koşulu var mıdır, şartlar ve olaylar bizi mutluluğa götürebilir mi? Herkesin istekleri, hiç bitmeyen hayalleri ve beklentileri var. Ulaştıkça ardı arkası kesilmeyen hedeflerle doluyuz. Peki ya, neden hep daha fazlasını istiyoruz? Neden bir noktada, “tamam! Bu kadarı yeter, daha fazla mutlu olamam!” demiyoruz? Tam bir noktada mutluluğu yakalamışken tatmin olmayıp daha fazlasını isterken elimizdekini yetersiz bulup, kendimize mutsuzluk yaratıyoruz. Belli bir doyum noktası var mı? Varsa, ulaşabilen var mı? Mutlulukla, mutsuzluk o kadar dip dibe ki, azıcık hareket etsek diğerine geçiyoruz, ortası asla tatmin etmiyor. Yapmadıklarımız için de yaptıklarımız için de ‘keşke’ler biriktiriyoruz. Nereye gitsek olmuyor, neyi tutsak ucundan yeterli gelmiyor. Sevgilimiz yokken sevmek istiyoruz, çok sevince karşılık bulamamaktan dert yanıyoruz. İşimiz yokken işimiz olsun istiyoruz, işimiz olunca fazlalığından bunalıyoruz. Aile kurmak istiyoruz, sonra o ailenin varlığından bıkıyoruz. Hep olmayanı, olduktan sonra da olmamasını istiyoruz. Geri dönemeyeceğimiz hayatımızı, bir de hiç yürüyemeyeceğimiz yolları arzuluyoruz. Kusursuz olmayı çokça istiyor ama kusursuzluğumuzun içinde dahi kusur bulmaya çalışıyoruz. Neden hiç ama hiç olanla yetinemiyoruz? Sağlığımızın iyi olması yetmiyor mesela, iyiyken kendimize dikkat etmiyoruz, sonra bozulunca mutsuz oluyoruz. Elimizdekine iyi davranmayıp, kaybedince ‘keşke’ler yağdırıyoruz. Hayatları sorguluyoruz, hayatları kıskanıyoruz, hayatlardan nefret ediyoruz. Kendi hayatımızı güzelleştirmeye çalışmadan önce, başka hayatları yargılıyoruz. Mutlu insanları görmeye tahammül edemiyoruz, kendimiz mutlu olduğumuzda, göstermek için çabalıyoruz. Bazen kendimizi çok zorluyoruz, elimizde olmayanı değiştirebilmek için, hayatımıza mutluluğu zorla sokabilmek için. Kolayca düzebilecek hayatımızı kendi ellerimizle zora sokuyoruz. İçinde bulunduğumuz durumu kabullenemiyor, mutsuzluğa sürükleniyor ve mutluluğun ayağımıza gelmesini bekliyoruz. Bize vaat edilmiş bir mutluluk var mı bir yerlerde? Gidip alabilir miyiz? İlginçtir ki, mutluluğu da hep başka yerlerde arıyoruz. Dönüp kendi içimize bakmak gelmiyor aklımıza. Ve bundan dolayı, mutsuzluğumuzun sorumluluğunu da başkalarına atıyoruz. “benim hatamdı” diyemiyoruz. Ki zaten anlayabilseydik kendi kendimizi ne denli etkilediğimizi, mutluluğu da bulurduk en derinimizde.
5 Yanıt
  • Favorilere Ekle
  • Embed Kopyala
Mutluluk sokrates = cehalettir. camus =geçici doyumdur. platon = arayıştır. sartre = savaşmaktır. nietzsche =unutmaktır. Kısaca ne gerçek mutluluk vardır ne de mümkünatı.
2 Yanıt
  • Favorilere Ekle
  • Embed Kopyala
Mutluluk; bir sonuçtan ziyade bir süreçtir. Mutluluğu yakalayamazsın fakat kovalayabilirsin diye düşünüyorum.
1 Yanıt
  • Favorilere Ekle
  • Embed Kopyala
Zenginsen evet.
2 Yanıt
  • Favorilere Ekle
  • Embed Kopyala
Bunun içinden çıkamayız, salın gitsin.
  • Favorilere Ekle
  • Embed Kopyala
Mümkün tabi neden olmasın ki? Ben gerçekten mutluyum. Sebebi de özgürüm. Mutluluklarımı ya da mutlu olma sebeplerimi başkalarına bağlamıyorum ya da onlarda aramıyorum mutluluğu. Tabi ki başkalarıyla olmak ya da onların yaptıkları da beni mutlu ediyor ancak tüm hayatımı başka insanların bana sağladığı ya da sağlayacağı mutluluklara bağlamıyorum. Hedeflerim var ve yapmak istediklerim. Hepsini yalnız yapmak istiyorum. Elbette bu süreçte başkaları da bana eşlik edebilir ancak ben yalnız olarak mutlu olacağımı hayal ediyorum. Dolayısıyla planladığım kişiler yanımda olmadığında üzülmüyorum ya da işler yolunda gitmediğinde hemen mutsuzlaşmıyorum
  • Favorilere Ekle
  • Embed Kopyala
Niye mümkün olmasın. Aldiigmiz her nefes mutluluk.verici..ya da.kendini seviyorsan aynaya bak. Ben öyle çok mutlu oluyorum 💕
  • Favorilere Ekle
  • Embed Kopyala
Mutluluk, acıların arasında serpiştirilmiş küçük kırıntılardır -kimin söyledigini hatırlamıyorum Bu kadar olumsuz konuşmak istemem ama İnsanlar bu dünyayı öyle bi hale getirdi ki mutlu olmak çok zorr. Dünya tozpembe bir yer değil. Yaşadığımız dünya çıkarlarla dolu bi dünya. Her şeyin içinde mutlaka bir acı, acı gerçekler varr. Yanı önemli olan her şeye rağmen mutlu olabilmek. Ama Asıl mutluluk sadece peri masallarında vardır Sözcüğün tanımı bile "bütün özlemlere, bütün isteklere eksiksiz bir biçimde ve sürekli olarak erişilmekten duyulan kıvanç durumu." Diye açıklanıyor. Yani bütün isteklere ulaşsak bile, senin dediğin gibi daha da isteyeceğiz ve bunların hepsinin olabilmesi mümkün değildir Yanı bu konu çok derin bi konu uzun uzadıya konuşmak lazım. Ama şunu söyleyebilirim ki dünyevi isteklerle hiçbir zaman mutlu olunmaz. Onlar sadece geçici bir hevestir. Ama 7 filozofun mutlulukla ilgili düşüncelerine bi bak derim çok güzel şeyler söylemişler walla Benden bu kadar ebhdejen
  • Favorilere Ekle
  • Embed Kopyala
İsyan ede ede olduk günahkâr, MUTLULUK bizlere uzaktan bakar. Müslüm Baba
  • Favorilere Ekle
  • Embed Kopyala
Nedense gerçek mutluluğu hep küçük şeylerde buldum
  • Favorilere Ekle
  • Embed Kopyala
aslında sen nerden bakarsan hayata ordan nasibini alırsın içsel olarak
  • Favorilere Ekle
  • Embed Kopyala
Şimdi eğer duyguların anda en yoğun halde bulunduğunu ve an geçtiğinde hissedileni de giderek azalan kalıntılar olarak görürsek neden süreklilik arz etmediğine açıklama getirmiş oluruz. Buna göre gerçek mutluluğu nasıl yorumladığımız önemli. Çıkıp biri 'gerçek mutluluk her anda olandır' (ki insanın doğasında her an tek duygu ihtimali imkansız) dese ne diyeceğiz? Başka biri de tutsa 'herhangi bir anda gerçekleşen her mutluluk duygusu gerçek mutluluktur' dese o da başka bir mevzu... Çetrefilli konu bunlar, otur açabildiğin kadar aç. Tavsiyem anın tadını çıkarmaktır; içinde acı bile olsa. Bir de tek rakibim THY! Düzenleme: THY demişken aklıma geldi, bir film repliği der ki: "Hayat bir dondurmadır; erimeden tadını çıkarın." Bir başka replik de çikolata kutusuna benzetiyordu hayatı, içinden ne çıkacağını bilemezsin diyordu.
1 Yanıt
  • Favorilere Ekle
  • Embed Kopyala
1-Aristoteles Mutluluğun hissedilebilir bir durumdan ziyade bir hayat tarzı olduğuna inanıyordu. Bu yaşam tarzının temel özelliği, sürekli olarak alıştırmada bulunarak her bireyin en iyi yanlarını ortaya çıkarmasıdır. Mutluluk egzersizlerini artırmakta fayda var anlayacağınız. 2-Epikuros Antik yunan filozoflarından olan Epikür, mutluluğun denge ve ılımlılıkta olduğunu savunuyordu. Aşkta mutluluk olmadığını, mutluluğun arkadaşlıktan geçtiğini savunan Epikür der ki: “Akşam yemeğinde ne yediğiniz sizi mutlu etmeyebilir ama kiminle yediğiniz sizi mutlu eder. Bir elma, üzerinde yatacağımız bir post ve en önemlisi bir dost, mutluluktur.” Hadi durmayın en sevdiğiniz arkadaşınızı arayın. 3-Kıbrıslı Zenon Stoa felsefesinin kurucusu olan Kıbrıslı Zenon’a göre mutluluk ölçülü davranmaktır. Ve doğaya uygun yaşamaktır. Doğa bize doğruyu gösterecektir. Panteist görüşü benimseyen Zenon, doğanın içinde tanrının ve özümüzün olduğunu savunur. Mutluluk doğada ve sade yaşamaktır. En kısa zamanda doğanın kollarına o zaman. 4-Nietzsche Nietzsche’ye göre mutluluk kısa ömürlüdür.Her an sona erebilir. Nietzsche, mutluluğu ideal tembellik durumu şeklinde tanımlamıştır. İnsanın, özgürlüğünü ve kendi fikirlerini kısıtlayan bütün engelleri aşacak büyük bir güç ve mücadele ruhuna sahip olarak hayattan memnun olabileceğini savunmuştur. Mutlu olmak, zorlukları aşıp hayatı yaşamak için orijinal yollar yaratarak bu güce sahip olduğunuzu kanıtlamaktır. Son tahlilde mutluluk arayışının sıkıcı bir israf olduğunu söyler. Bakıyorum da etrafımız müsrif insanlarla dolu. 5-Gautama Buddha Buddha’ya göre sonu mutluluğa varan bir yol yoktur. Yol mutluluğun kendisidir. Mutluluğu, bir yere, bir şeye ulaşmaktan ziyade; kişinin yaşamakta bulduğu doyum olarak tanımlıyor. Ulaşılması gereken, mutlak bir amaç olmadığını söyleyen Buddha, mutluluğu ancak yolculuğumuz sırasında bulabileceğimizi savunuyor. 6-Kierkegaard O mutluluğun anı yaşamaktan, anın tadını çıkarmaktan geldiğine inanıyordu. Mevcut şartların getirdiği problemleri dönüştürmeyi bırakıp, onları deneyim olarak görmeye başladığımız zaman mutluluğa ulaşabileceğimizi savundu. “Yaşam çözülecek bir problem değil tecrübe edilecek bir gerçekliktir.” diyerek en büyük hastalığımıza işaret etti: Kuruntu. 7- Henry David Thoreau Mutluluk kelebek gibidir. Siz yakalamaya çalıştıkça o kaçar. Ne zaman ki dikkatinizi başka şeylere verirseniz, ancak o zaman gelip omzunuza konar. Thoreau’nun ilkesine kulak verin: “Basitleştir, basitleştir, basitleştir’ Herkesin aradığı mutluluğa en kısa zamanda kavuşması dileğiyle… bonus; 8-) bence mutluluk herşeydir sadece biraz farkına varmak gerekir..
2 Yanıt
  • Favorilere Ekle
  • Embed Kopyala
Degisken bir konu.. Kimisine gore tum ailesi yaninda olan birisi gercek mutludur. Bir cocuga gore en sevdigi oyuncaga sahip olmak gercek mutluluktur. Bir hastanin iyilesmesi gercek mutluluktur. Daha bunun gibi niceleri yani tabi ki mumkundur..
  • Favorilere Ekle
  • Embed Kopyala
Birine yada bir şeye bağlamaksızın kişinin kendi elindedir. Başarabilen kesim minimumdur o ayrı tabi.
  • Favorilere Ekle
  • Embed Kopyala
Mutluluk pizzadir
  • Favorilere Ekle
  • Embed Kopyala
Pizzaysan evet :)
  • Favorilere Ekle
  • Embed Kopyala
tamamen göreceli bir durum..
  • Favorilere Ekle
  • Embed Kopyala
Gerçek mutluluk müziklerde, şiirlerde, alınan bir küçük günaydın mesajında. Sadece mutlu olmayı bilmekle ilgili. Bilmedikten sonra milyonlarda boş.
  • Favorilere Ekle
  • Embed Kopyala
Polyanaysanız mümkün
  • Favorilere Ekle
  • Embed Kopyala
Gerçek mutluluk, mutluluk kavramının sizin için ne olduğuyla doğrudan alakalıdır. Ancak şöyle bir gerçek var ki insan doyumsuzdur arkadaşlar. Mutlak doyum mümkün değilse gerçek mutluluk da mümkün olmaz. Hep daha iyisinin ve daha fazlasının olabileceği ihtimalini akıldan çıkarmak çok zordur. Elbette bunlar kendi fikirlerim. Gerçek mutluluğu bulanlara selam olsun !
  • Favorilere Ekle
  • Embed Kopyala
/
0
yeni dio gir..

Tarihe Göre

İçerik bulunamadı.