Hikayesini sevdiğim kadınlardan Didem Madak. Hatta Didem Madak olmak diye bir şey var onca acıyı kağıda sığdırmak. Şiirlerinin hepsinde “bunu yazsa yazsa bir kadın yazar” kelimeleri var: bazen bir vişne tanesi bazen çay bazen gevrek bazen basma perde... 41 yıllık ömrüne büyük acılar sığdırmış güçlü ve güzel kadın. 2 Füsun 1 Işıl ve 1 bodrum katıymış onun hayatı bir de eski eş ve tasavvuf var. Bu dünyadan çok güzel bir kadın geçmiş adı Didem Madak. Çok sevdiği annesini küçük yaşta kanserden kaybedince annesizlikten şair olmuş Madak “Artık bütün üzgün oluşlarımın adı: anne” diye yazmış. Annesi gibi kanserden hayatını kaybetmeden önce çok sevdiği annesinin adını verdiği kızı Füsun’a şöyle bir mektup yazmış “Canım kızım, Sana mektup yazacağım. Çünkü artık başka bir şey yazamıyorum. Bu konuda pek de dertli değilim doğrusunu istersen. Sen bana belki bugüne kadar yazdığımdan başka türlü bir yazı yazmayı öğretirsin. Kendimi bir sonbahar ağacı gibi hissediyorum. Mutlu bir sonbahar ağacıyım ben. Yere düşen yapraklarımı eğilip topluyorum. Saçıma tutuyorum. Bakın yakışmış mı diye soruyorum. Sonra yaprakları havaya savuruyorum. Ben iki kişilik bir kabilenin me isimli kölesiyim. Çünkü sen acıktığında me diye ağlıyorsun ve bu ismimi seviyorum reis! Canım kızım, cehaletimden şair oldum… Annesizlikten. Sen sakın şair olma!”
  • Favorilere Ekle
  • Kullanıcı Şikayet Et
  • Dio Şikayet Et
  • Embed Kopyala

Günün En Popüler Başlıkları