"Eğer şu fâni dünyada beka istiyorsan; beka, fenadan çıkıyor. Nefs-i emmâre cihetiyle fena bul ki, bâki olasın. “Beka”, devamlı olmak, daimî kalmak, “fena”, ise fani olmak, geçici olmak demektir. Bekanın fenadan çıkmasının en güzel örneği ekirdeğin toprak altında fena bulmasıyla bir sümbül hayatını netice vermesidir. Para da harcandığı zaman kasadan kaybolur, fena bulur, ama bu para yatırıma harcanmışsa o fenadan bir nevi beka çıkar, servet daha da artar. Beka kelimesi, “devam” manasına da kullanılmaktadır. Dünyada bekanın olmadığı açıktır, ama belli bir süreye kadar da olsa devam söz konusudur. Nur Külliyatı'nın birçok yerinde de bekanın devam manasına kullanıldığını görüyoruz. Bir öğrenci dört yılını bir fakültede fani etmekle, yani nefsin istekleri yerine okuduğu fakültenin yönetmeliğine uygun bir mesai sarf etmekle bir meslek sahibi olur. Dünyada yaşadığı sürece o fenadan istifade eder, bir nevi beka bulur. Ömür bir sermaye ve bu dünya bir imtihan salonu olduğuna göre, insan “nefs-i emmâre cihetiyle fena” bularak, yani onun sözünü dinlemeyerek bu fani ömrünü ahirette baki meyveler verecek şekilde kullanırsa, bu fenadan ebedî saadet çıkmış olur.
  • Yanıtla
  • 1
  • 0
  • Embed Kopyala

Günün En Popüler Başlıkları