Toplumsal alanda mağdur bir taraf ortaya çıktığında sürekli dili değiştirmeye çalışmak bir çözüm değil. Toplumsal bir kararmayı tek bir nedene, dile, bağlamak aydın bir zihin değil, zihniyetlerin kolaya kaçmasıdır. kısaca anlatmaya çalışacağım (ama kısa olmayacak) Kelimeler ve onların anlamları sürekli bir devinim içerisinde. Değişen teknoloji ve olgular karşısında her gün yeni kelimeler ortaya çıkıp bazıları yok oluyor. Ortadan kalkmayan kelimeler zamana ayak uydurarak anlam değiştiriyorlar. Bu değişimlerin niteliğine göre anlam değişmesi, anlam kötüleşmesi veya anlam iyileşmesi gibi sınıflandırmalar var, buna ek olarak anlam daralması ve anlam genişlemesi kavramları da kelimelerin anlambilimsel olarak geçirdiği değişimleri açıklamak için kullanılıyor. Dilber ve Yosma kelimeleri üzerinde biraz düşünmeye davet ediyorum sizleri. Dilber sözcüğünün telaffuzu bile ne kadar hoş. Kadınlara, güzel, çekici ve kadın gibi kadın olan kadınlara dilber denir ve yosma bir kadınla ilintili söylenecek en kötü kelimelerden biridir. Oysa Evliya çelebinin eserlerine bakarsak dilber eşcinsel erkek demektir. Kelimelerin anlamları sıkça değişir, bazen de kelimelerin ifade ettiği olgu değil kelimenin kendisi değişir. Ben ilkokulda okurken öğretmenimiz sınıfa, okulda temizlik işleriyle uğraşan bayana temizlikçi veya hademe demememizi, bunun kaba olduğunu, ondan hizmetli olarak bahsetmemizi nasihat etmişti. Aradaki fark aslında hademe kelimesinin Arapça kökenli olup, hizmetli kelimesinin ise Türkçe kökenli olmasıdır ama kelimelere duygusal çağrışımlar eklenmektedir. Buna benzer olarak çöpçülük zamanla temizlik hizmetlerine, o da çevre hizmetlerine dönüştü. Sakat kelimesi özürlüye ondan da engelliye evrilir. Bazen dönemin ruhuna göre, bazı insanlarda mağdur kesimler için yeni terimler üretme dürtüsü oluşur. “Hayır, öyle demeyeceksin, böyle diyeceksin” diye. Kelimeleri yüzeysel bir şekilde hafifçe onararak insanların tavırlarının değişebileceğini düşünür bu insanlar. Bir kavrama yeni bir isim verilince, o kavram da yenilenmez. Yenilense ve iyileşse bile bu durum fazla uzun sürmez. Onlara göre kelimeler ve tavırlar birbirinden ayrılamazlar ama bilim öyle demiyor.Uzun lafın kısası insanlar herhangi bir şeye karşı olumsuz tavırlar takındığı sürece, ona verilecek isimler değişecektir. Yani bir gün kadına, kadın demek yerine melek denilmeye başlansa bile, insanların zihniyeti değişmedikçe zamanla melek kelimesi de kötü çağrışımlar içerecek ve onun yerine de yeni sözcükler bulunacaktır. Bunun gibi mağdur kesimlere verilen isimler sabit kalmaya başladığında zihniyetimizin düzeldiğini anlıyoruz. Hayvan türleri kullanmadan küfür etmek için hayvanlara karşı olan bakış açısı değişmeli, dil değil. Kolaya kaçmamalıyız.
Tüm yanıtları gör
  • Favorilere Ekle
  • Kullanıcı Şikayet Et
  • Dio Şikayet Et
  • Embed Kopyala

Günün En Popüler Başlıkları