2013 yılında da her tatilde olduğu gibi köydeyim. Köyde yapabileceğiniz şeyler sınırlı olduğu için sıkılma ihtimaliniz de çok yüksek. İşte o ihtimal beni iki hafta boyunca geceyarısı 4'te uyandırarak güneşin batışına kadar çalıştıracak bir serüvenin içine sürükledi. Köye yakın bir arkeolojik kazı alanında çalışacak amele aradıklarını duydum ve hemen başvurumu yaptım. Neden kabul edilmeyeyim ki? Çünkü 8 saatlik mesainin ardından sadece 20 lira yevmiye veriyorlar. Öğrenciliğim bitmiş ve artık teorik bilgimi pratiğe dökmenin vakti gelmiş. Tek sorun, ihtisasımın başka bir alan üzerine olması. Kabul edildim ve Demir ve Tunç Çağı'ndan kalma materyalleri bulmak için alanda çalışmaya koyuldum. Kazı 6 farklı bölgede gerçekleşiyor. Her ekibin başında bir sorumlu, her sorumluya bağlı yaklaşık 8 çalışan var. Kazının başkanı daha sonra karşı karşıya geleceğimiz ABD'li bir abimiz. Kazıda en sevdiğim kişi ise bizim ekibimizin başındaki Fransız dostumuz. Böyle farklı farklı milletlerden birçok insan var. Tabii Türkiye'nin üniversitelerinden pek çok öğrenci staj için orada. Profesyoneller de mevcut. Birçoğunun ismi aklımda ama paylaşmamanın daha doğru olacağını düşünüyorum. Her sabah diğer çalışanlar ile beraber sabah 5'te kasabada toplanıyoruz ve servislerle kazı alanına götürülüyoruz. Güneşin ufukta görünmesi ile beraber kıçımıza doğru terler süzülmeye başlıyor. Başımızda bezler, çapayı, fırçayı vurdukça topraktan değil tenimizden bir şeyler çıkıyor. Ufak sigara molaları dışında sürekli yanma halindeyiz. Kazı sorumlumuz Fransız centilmen ile muhabbetimizi yapıp genellikle siyaset konuşuyoruz. Fakat herkesin aksine bana bir şeyler ters geliyor. Bunların başında da yevmiyeler geliyor. Herkes aynı ücreti alıyor. Bir gün çevre köylere gidip, tarlada çalışan diğer yevmiyecilerin ne kadar ücret aldığını araştırıyorum hepsi en kötü ihtimalle benzer emeklerle bizim iki katı ücretimizi alıyor. Çalıştığımız alandaki halkın profilini şöyle anlatayım. Sıcaktan dolayı atletle çalışmaya başladığınız an köy içinden 'Anamız, bacımız var' şeklinde bir uğultu yükseliyor. İtiraz edebilecekleri tek şey belki de bu müstehcenlik. Daha sonra kazı alanındaki ücretlerin geçmiş yıllarda ne kadar olduğunu araştırıyorum. Buna çok şaşıracak olabilirsiniz ama her yıl sadece 1 liralık zam almışlar. Ne para ama... Bu rahatsızlığımı önce aynı ekipte bulunan kişilere dile getirip bunun pek de insani olmadığını anlattım. Daha sonra durumu ekip sorumlumuzla paylaştım demeyi isterdim ama hatırlamıyor ve sanmıyorum. Bir gün paydos yapıldıktan sonra araba ile çevre köylerde de yaşayan çalışanları toplayıp ücrete itiraz etmemiz gerektiğini anlattım. Birkaç kişi dışında herkes benimle hemfikirdi. Çünkü insanın insana reva gördüğü bu düzen pek insanca değildi.
  • Favorilere Ekle
  • Embed Kopyala

Günün En Popüler Başlıkları