Yeteri kadar uzaklaşmadıkça bilinmez bu tarz şeyler. Son kez olması gerekir biraz. Belki yanlış ya da çok dramatik düşünüyorum bilmiyorum. Bir çok ölüm, ayrılık ve veda yaşadım bu yüzden seçmek zor ama hadi yine aşktan bahsedelim, havamız şöyle parçalı umutlu olsun :) Aşk güzel şey a dostlar. Tabi ki sözde bir şeyden bahsetmiyorum. Daha derin. Bütünüyle teslimiyetten bahsediyorum. Teslimiyetin getirdiği en onurlu zaferdir bence aşk. Yani, gerçek aşkın gerçekten tarifi zor :) Kalbinin orta yerinden başlayıp en uzak hücrene uzanan tatlı, çocuksu bir heyecan ve en geniş duvarların seni hapsettiği korku ve hüzün. Gerçekten iki tarafı var, hangisini seçersen. Ama elbette hislerin karşılık bulursa tamamdır, tadından yenmez. Goethe der ya "İki ömrüm olsun isterdim, biri yaşamak biri okumak için." Ben de diyorum ki bir ömrüm daha olsun isterdim aşkı hakkıyla yaşamak için. Çünkü olmuyor arkadaşlar. Aşk kontrol edilmeyi değil, kontrol etmeyi seviyor ve her şeyi kontrol etmeye programlanan günümüz insanı aşkı hakkıyla bu yüzden yaşayamıyor. E tabi her masal da mutlu sonla bitmiyor onu söyleyeyim :) Her şey mükemmel olsa bile işler beklendiği gibi gitmiyor. Ama bu da farklı bir olgunluk kayıyor insana. Acının da yaşanması hatta gerçekten sert yaşanması daha kıymet bilen birine dönüştürüyor sizi. Asla yaşadığınız acı için bir suçlama, intikam ya da nefret gibi bir duyguya hapsolmadığınız gün gerçekten olgunlaştığınızı hissediyorsunuz. Sonra anlıyorsunuz ki, hayat bir rüya. Yaşanan tüm güzel şeyler yaşandı ve bitti, şimdi onları da güzel bir gülümseme ile hatırlamak daha iyi bir insana dönüştürüyor sizi. Amma yazdım ama aşk işte tarifi zor. Neyse hadi şimdi o anı anlatayım. 26 Mart 2018, 7. Cadde, Ankara :) O şehir benim için hep başkadır :) o sokaklar çok yaşanmışlık barındırır, nezihtir, asil kaldırımları vardır :) Qnb finansın oradan geçerken gözlerine bakıp, sol elimde belinden tutup yanağından öpmüştüm. Masum bir öpücüktü o. Anlık, hayat dolu. Gülümseyen gözler yaşatıyordu onu. İşte o son sarılmaydı. Bağımsızlığın kırıldığı bir işgal günü resmen :) İş için il dışındaydım, çok stresli ve yoğundum. Kara bulutlar vardı biraz. 6 nisan ayrıldığımız gün oldu. Evet, o 2 yıl boyunca son sarılmaydı. 2 yıl benim için zor geçti her bakımdan. Ama sonra bir mesaj aldım, aynı gün Yenilenebilir Enerji kongresi için Sheraton' daydım. Mesajı olunca kongre falan sarar mı, yapıştır :) hemen taksiye cart curt. Buluştuk ama gidene kadar nasıl heyecanlıyım yani yıllardır tanıdığın biri ama sanki ilk görüşme :))) böyle aptallaştıran bir yanı da var aşkın :) bu da zordu. Yıllarca bırakmadığın ellere dokunmaya çekinmek zor bir andı. Ah o buluşma tam bir film anıydı. Neyse, sonra yine iletişim kurduk ama gülümseten şeyler, geçmişte kaldı. Artık biliyorum ki kirpi metaforu bizimki, yaklaştıkça dikenlerimiz batacak. Bazen insanın bazı şeyleri sadece yaşaması gerekir, yani belki yaşadığın zorluk başka bir kalbe ilham verir. İnsanın hayattaki amacı sadece kendi hedefleri değildir :)
Tüm yanıtları gör
  • Favorilere Ekle
  • Kullanıcı Şikayet Et
  • Dio Şikayet Et
  • Embed Kopyala

Günün En Popüler Başlıkları