oedon
    İnsan hayatında bir gün gelir çatar ve yapmış olduğu eylemleri sorgulama ihtiyacı hisseder. İşte o gün kalabalıktan uzaklaşarak, şehri kuşbaşı izleyebileceği bir noktaya çekilir... Ayaklarının altındaki curcunayı incelemeye ve anlamaya başlar. Aşağıda milyonların anlamsız koşuşturması vardır. Bulunduğu noktadan hepsi küçücük birer kum tanesi gözükür. Tıpkı edindikleri sorunlar gibi. Fakat bu sorunlar aşağıda olanlar için çekilmez birer azap gibidir. Anlamsız bir şekilde bitmeyen bir döngünün parçasıdırlar. Bir kâğıt parçası için sahip oldukları en kıymetli şeyi, zamanlarını değiş-tokuş ederler. Bunun karşılığında kendilerine olan güvenleri artarken bir yandan da ego göbekleri şişmeye başlar ve hiçbir önemi olmayan sahte statüleri beton dolu yağmur ormanlarında boy göstermeye başlar. Onlar en kıymetlisi, en güzeli, en zekisi olur. Bitmek bilmeyen esrarlı bir düşün içinde kavrulmaya başlarlar. Bu sefer bir de yukarı bakar insan. Ucu bucağı olmayan gizemlerle dolu bir evren vardır uzakta... Bunları görüp tekrardan herkesin içine karıştığında bir daha aynı kişi olamaz insan. Yaşadığı gerçeklik sahte gelmeye başlar. İnsanlara konuşmaya çalışır ancak fakat artık aralarında kalın bir duvar vardır. Bu gibi insanlar tutunamazlar çünkü dünyayı farklı bir açıdan görmüşlerdir. Bazen ise o gün hiç gelmez. İnsan düşler fabrikasına gidip gelmeye devam eder. Ta ki bir daha gözlerini açacak gücü kalmayana dek. Ne güzel şeydir cehalet... Mutlu olmak için yaratır birden çok sebep.

    Günün En Popüler Başlıkları