oedon
    Videonun başında “etiketine bakmadıkça, hangi marka olduğunu bilmedikçe kalitesini algılayamadığımı bir tarz” deniliyor da… Kusura bakmayın kaliteli bir takım kendini duruşundan belli eder. 20’li yaşlarımın başında aktif olarak takım elbise giyerdim. Ancak her geçen sene yavaş yavaş seçimini daha casual giyimden yana kullanmaya başladım. İster istemez sırıtıyor çünkü başkalarının yanında. Bugün fötür bir şapka taktığımda bile garip bakışlar ile karşılaştığım oluyor. Saçma olacak belki ama çirkinleşen dünyaya biraz daha uyum sağlayıp daha az dikkat çeken şeyleri seçmeye başladım. Ne kadar az görünürsem o kadar çok kafam rahat ediyor açıkçası. Ha bu demek olmuyor ki öncesinde daha sportif veya gündelik şeyleri kullanmadım. Basit bir kot/t-shirt kombininde bile düzgün bir görünüm de elde edebiliyordum. Ego kasmaya çalışmıyorum, yanlış anlaşılmasın lütfen. Sadece 7/24 takım elbiseyle gezmediğimi anlatmaya çalışıyorum. Ülkemizde giyim zevkinden bir haber bir toplum var. Bir şeylerin ucundan tutmaya çalışanlar ise genelde videonun sonunda verilen örnekteki gibi bir alt kültürün, bir topluluğun peşinden giderek ayak uydurmaya çalışıyor. Yani ironik olsa da bu örnek takım elbise için de geçerli tabi. Tabi işin bir de ekonomik boyutu var. Herkes iyi görünen eşyalara ulaşabilecek özgürlükte değil maalesef. Üstüne giyebileceği rastgele bir şeyi geçirip hayatta kalmaya çalışan milyonlar var. İnsanın iyi görünebilmesi için öncelikle ekonomik özgürlüğünü elinde bulundurması gerekiyor. Videodaki arkadaşın hikayesi üzücü. Anlaşıldığı kadarıyla çok yalnız. Böyle bir yol izleyerek dikkatleri üzerine çekmeye ve yalnızlığını doldurmaya çalışıyor. İlgiye ihtiyaç duyuyor. Ama zararlı değil herkese karşı nazik ve saygılı. Dünyada her şey nasıl bulaşıcıysa iyilik de öyledir. Kendine çizdiği yolda sergilediği tutum ve davranışı onu özel kılıyor. Umarım hayatta her şey gönlünce olur.

    Günün En Popüler Başlıkları