orayn-basaran
    Ben 26 yaşındayım. 2006 Ocak’ta, 12 yaşındayken aniden sesim değişti, burnum tıkandı ve şiddetli baş ağrısı derken boynumun hem sağında hem solunda ufak tefek misket kadar şeyler türedi birden... Sonra doktora gittim, ilaç verdi, "Bir haftada geçer." dedi ama geçmedi. Sonra tekrar gittim, yine ilaç verdi, 10 günde geçer dedi ve yine geçmedi... Ve beni daha büyük bir hasteneye yönlendirdi. KBB doktoru baktı burnuma, pek bir şey anlamadı ve film istedi. Ocak ayının son günleriydi, film sonuçları çıktı ve "Vakit kaybetmeyin, doğru Diyarbakır'a, Dicle’ye gidin, durum acil!" dedi. Ben şok oldum. Dedim "Ne oluyor?". Dicle’de muayene oldum ve sonra test için burnumun içinden bir et parçası aldılar. Canlı canlı kestiler et parçasını oradan ve çok canım yanmıştı... Test sonuçları geldi bir hafta sonra ve dediler ki: "Sen radyasyon onkolojisi bölümüne gideceksin, orada tedavi olacaksın..." Dedim "Onkoloji ne demek?..". O kadar cahildim ki bu konularda... Daha önce de bebeklikten beri doktor yüzü görmemiş, kilolu biriydim! Test, tümör testi ve sonuç kötü huylu çıktı. Tabi daha sonra öğrendim herşeyi. Sonra gittik onkolojiye ve durumum da acildi (tabi benim bir şeyden haberim yok yine). Dediler ki "90 gün sonra geleceksin, kemoterapi ilacı alacaksın.". Dedim "O ne demek ya?!". Tabi babam 90 günü duyunca çıldırdı. Meğerse kanser beni etkisi altına almış, benim haberim yokmuş... Sonra biz 90 günü duyunca gittik İstanbul Çapa’ya. Orada "10 gün sonra tedavi başlar dediler." ve hemen yatırdılar. 2006 Şubat, tedavim başladı. 38 seanslık bir tedavi; hafta içi her gün, günde sadece 10 dakika sürecek bir şey... Radyoterapi (ışın tedavisi) MR makinelerine benzeyen bir makine... Kanserli bölgeleri belirleyip, orayı lazerle onaran bir makine. Onarırken kanserli hücreleri öldürürken, sağlam hücreleri de mahveden bir makine. (Orhan ne bilsin ne olacağını, çocuğuz diye bize bir şey söylemiyor doktorlar...) Çocuktum, kiloluydum ve fiziksel durumum iyiydi. (Ama gelecekten habersiz) keyfim de iyiydi, çünkü sadece basit bir cihaz sandım. Zaten kanser olduğumu bile bilmiyordum, boynumda iltihaplanma var diye biliyordum sadece. Meğerse  üst yutak (nazofarenks) kanseriymiş... Sonra cihaza her gün girmeye başladım. 12 yaşımda İstanbul’da bir başıma kanser tedavisi görüyordum. Ailem başka şehirdeydi ve destekçi kimse yoktu yanımda. Bazen ablam ilgilenirdi ama bebeğinden dolayı fazla ilgilenemiyordu. Sonra günler geçtikçe cihaz beni esir aldı kendine! O ne derse o oluyordu yavaş yavaş... Tümörler boynumun içinde üst kısımda her iki yanda ve boğazımın içinde iç kısımda bir yerdeydi ve makine oralara ışın veriyordu. İlk zamanlar bir şey olmasa da sonradan o bölgeler hasar almaya başladı... Yemek yiyemez oldum, karnım ağrıdı, sürekli mide bulantısı vs... Sonra saçlarımın kenarları döküldü derken bir de baktım 45 kiloya düşmüşüm! Yemek yiyemiyorum, yutamıyorum. Hiçbir şey geçmiyor boğazımdan. (Hikayenin devamı 👇

    Günün En Popüler Başlıkları