hayalurunu
    çevre ülkelere bakınca nasıl bir bataklıkta olduğumuzu hepimiz görüyoruz. bakın, ırak gibi işgal edilmiyorsak, suriye gibi kelle avcılarının cirit attığı bir yer değilsek, iran gibi başımızı açmanın bile yasak olmadığı bir yerde yaşıyorsak bir adamın vizyonu sayesinde. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ü putlaştırmaya ihtiyacımız yok. etrafımıza bakınca onun devrimlerini her gün tekrar tekrar görüyoruz. neşeli çocukların yüzünde, kendi ayakları üzerinde duran kadınların omuzlarında liderimizin ışığını görüyoruz. ülkesinin daha insani şartlarda, tam bağımsız bir şekilde ayakları üzerinde durması için sadece 57 senesi vardı. kısa bir ömür. kısacık. yetim bir çocuk olarak uzun yıllar boyunca farklı coğrafyalarda savaştı, kumandanlık yaptı. savaşın iç yüzünü, ölümü, açlığı, çaresizliği, ümitsizliği gördü. açlığı, sefaleti, acımasızlığı gördü. küçücük yavruların toprağa düşüşüne şahit oldu. bu büyük bir travma. savaş bittikten sonra ölene kadar ülkesine fikirleriyle önderlik etti. batıla kaçmadan, gücün büyüsüne kapılmadan. ülkesi ve insanlık adına en iyisini istedi ve bunu eyleme döktü. şanslıyız, gerçekten şanslıyız. sadece savaş kahramanı bir kumandan olarak da anılabilirdi. çok iyi bir asker ama kötü bir politikacı diyebilirdik. cesaret ve çalışkanlık bir bedende birleşince muazzam bir şey çıkıyor ortaya. hepimize bunu gösterdi. dünya durdukça adını her zaman anacağız. "bir insan onu hatırlayan son kişi öldüğünde ölür" sen sonsuza kadar yaşayacaksın. sabah uyanıp odamın içinde pencereden dışarıyı izleyerek 9'u 5 geçe tek başıma seni anacağım. milyonlarca insan gibi gözlerim yaşlı bir şekilde.

    Günün En Popüler Başlıkları