Ya bir rüyam var ama atma ziya tepkisi alırım diye korktuğumdan yazmak istemiyordum. Üniversitedeyken ülke gündeminin çalkantılı olduğu bir dönemde, bir gece rüyamda gelecekte bir gazeteci olduğumu gördüm. Ülke ise perişan halde pozitif bilimin hiçbir hükmü kalmamış ve neredeyse sömürge bir haldeyiz. Bir gazeteci olarak zamanda yolculuk deneyleri yapmakta olduğundan şüphelenilen bir grup bilim adamını araştırmaya gidiyorum. Araştırmam sonucunda gerçekten bir makine yapıldığını ve henüz hiç insanlı zaman yolculuğu deneyi yapmadıklarını öğreniyorum. Bu grubun bir amacı var; Türkiye'yi içinde bulunduğu durumdan kurtarmak için kısa süre de olsa Mustafa Kemal Atatürk'ü günümüze getirmek. Ve ben onları bu makineyi kimseye haber vermeme karşılığında amaçlarını gerçekleştirmek için beni geçmişe göndermeleri için ikna ediyorum. Akabinde geçmişte bana inansınlar diye beni CanKan gibi giydirip cumhuriyetin ilanı sonrası bir tarihe gönderiyorlar. O kostümün içinde beni doğal olarak bekçiler yakalıyor ve nezarete atıyorlar. Ben kendilerine beni bir tek Mustafa Kemal'in anlayacağını ve beni ona götürmeleri gerektiğini söylüyorum. Kısa süre sonra bana adam akıllı kıyafetler giydirip bir rakı masasında tek başına oturan paşanın karşısına çıkarıyorlar. Heyecandan ölecek gibi olarak durumu ona anlatıyorum. Mustafa Kemal bana kafasını kaldırıp uzun uzun bakıyor ve şu cümleyi kuruyor; "Sizler için bu kadar çalışıp çabalamışken siz değerlerinize sahip çıkamadıysanız ve bu durum ancak benim hortlamamla çözülecekse bırak öyle kalsın. Siz onun da kıymetini bilmezsiniz." Ağlayarak uyandığım bu rüya pek çok kişi tarafından Yılmaz Özdil rüyası gibi duyuluyor şeklinde yorumlandığı için anlatmayı çok tercih etmiyorum...
Tüm yanıtları gör
  • Favorilere Ekle
  • Kullanıcı Şikayet Et
  • Dio Şikayet Et
  • Embed Kopyala

Günün En Popüler Başlıkları