Ufff yine harika bir başlık İsmail YK Mode on: "böyle başlık gelince frene basarım, sarma sarma sararım, uffff". Öncelikle kader, yaratılış, insan, amaç, varlık, iyi, doğru ve kötü kavramları üzerine aykırı sayılabilecek düşüncelerim 10 yaşındayken çevremde bir çok insanın kaybını yaşamamla yeşermeye başladı. Ama sonunda faha o yaşlarda şöyle bir düşünce oluştu bende, izninizle aktarıyorum. Ben insanı ilk ve son durakları arasında yolculuk yapan bir otobüs yolcusuna benzetmiştim. Farklı duraklardan geçerken farklı yolcular oluyor, kimi bir durak sonra iniyor kimi daha uzun kalıyor eş, arkadaş ya da dost gibi. Kimi ilk duraktan bir süreye kadar bizimle aile gibi. Kimi sona bir kala geliyor yolculuğun en hissedildiği noktaya. İlk ve son durak belli ancak gideceğimiz yolların seçiminde serbestiz, yani şoför biziz. Elbette güzergahlarda farklı kimi mesela daha güzel semtlerde geziyor kimi izbe yerlerde. Bu da hayattaki fırsatlar gibi, zengin ya da fakir bir ailede doğmak, medeni ya da cahil bir ortamda bulunmak vs. O sıralar tabi mantıklı gelmişti. Sonrasında öncelikle temel sayılan kitapları okumaya başladım. Önce 4 kutsal kitabı okudum, sonrasında antik yunan ve Roma dan itibaren, İskandinav mitolojilerine yöneldim. Ardından Hristiyan ve İslam felsefesi üzerine araştırma yaptım kendi çapımda. Akademiye ilgim de o yaşlarda belirmiş olsa gerek, tam hatırlamıyorum. Sonrasında Rönesans ki çok derindir, ardından siyaset bilimi çerçevesinde ideolojilerin bir takım temellerine erişme imkanı buldum. Bu noktada elbette hayata dair düşüncelerim de olgunlaştı. Doğru ya da yanlış bilmiyorum ama hayat güzel :) Mesela Pascal ın şu sözüne denk gelmiştim "Eğer bir Tanrı varsa inanmak mantıklıdır ki ölünce bir sonra vardır, şayet yoksa da inanmak mantıklıdır o halde zaten kaybedecek bir şey yoktur" biraz yanlış aktarmış olabilirim lütfen kusuruma bakmayın. Ancak araştırdık bu nevi bir sözün İmamı Azam tarafından aktarıldığını fark ettim. Ancak beni en çok etkileyen bu düşünsel yolculukta Şems in şu sözü oldu: Yaradanı hangi kelimelerle tanımladığımız, kendimizi nasıl gördüğümüze ayna tutar. Şayet tanrı dendi mi öncelikle korkulacak, utanılacak bir varlık geliyorsa aklına, demek ki sen de korku ve utanç içindesin çoğunlukla. Yok, eğer, tanrı dendi mi evvela aşk, merhamet ve şefkat anlıyorsan, sende de bu vasıflardan bolca mevcut demektir. Sonuçta hayat, hepimiz yolcuyuz :) inanırız inanmayız saygı duyarım ama benim düşüncelerim bu yönde :)
Tüm yanıtları gör
  • Favorilere Ekle
  • Embed Kopyala

Günün En Popüler Başlıkları