İslâmiyet’te imandan sonra en yüksek hakikat namazdır! “Namazda ruhun, kalbin, aklın büyük bir rahatı vardır. Hem, cisme de o kadar ağır bir iş değildir. Bakara Sûresinin başında Kur’anın; “Muttakiler için bir hidayet olduğu” ifade edildikten sonra muttakilerin sıfatları şöyle sıralanır: “Onlar gayba iman ederler, Namazı dosdoğru kılarlar. Onlara rızık olarak verdiğimiz şeylerden infak ederler (başkalarına yardımda bulunur, böylece mali ibadetlerini de yaparlar.” Mü’minun Sûresi’nin ilk ayetinde müminlerin kurtuluşa erdikleri haber verilir ve sonraki ayetlerde müminlerin özellikleri sıralanır. Hemen ikinci ayette müminin ilk vasfı olarak; “Onlar namazlarında huşu içindedirler” buyrulur. Birçok ayette de namaz ile zekât birlikte zikredilir. Bazı ayetlerde de imandan sonra salih amel zikredilir. Buna göre, bütün salih ameller namaz ve zekâtta özetlenmiş oluyor. Bunlardan birincisi bedenî ibadetleri, diğeri ise malî ibadetleri temsil eder. Bu noktadan hareketle söz konusu hadis-i şerifin bütün ibadetleri içine aldığını ve “İbadetin, dinin direği olduğu” manasına geldiğini söyleyebiliriz.
  • Yanıtla
  • 1
  • 0
  • Embed Kopyala

Günün En Popüler Başlıkları