Kendisinin yazısı: ''Gaza geldim 2 yıl önce; Birleşmiş Billetler ve Who bir bildiri yayınlayınca. Tüm dünyada bu muayenenin kaldırılmasına yönelikti. Çünkü bekaretin anlaşılabileceği bir muayene değildi bilimsel olarak. Ve Türkiye de hala yapılan nadir ülkeler arasındaydı. Türkiye ayağını yürütmek için başvuru bile yaptım. sonra YouTube kanalıma bir video çektim. Tıp fakültesindeki öğrencilerimi de alarak yanıma, anatomi anlattım, orada bir zar olmadığını. böyle bir muayenenin belirleyici olmadığını, daha önce cinsel ilişki yaşanıp yaşanmadığına dair bilgi veremeyeceğini anlatan. Adı bile ne kadar acımasızca çevrilmişti dilimize. ortada zar falan yoktu. Cinsel uyarılmayla genişleyen kenarda bir doku kalıntısıydı sadece ve 3 kadının birinde ilk ilişkide bir lekelenme olabilirdi. Yani öyle tipi falan olmamakla beraber uyarılmayla herkeste esneyen bir yapıydı. Ve asla bekareti ispatlayan bir test olamazdı. hatta kanama olmayışı, kadının hazırlanmış ve cinsel ilişkinin çok rahat geçtiğinin göstergesiydi. Afrika’da kadın sünneti, bizde kızlık zarı(!) ne dinsel ne de başka bir anlamı vardı. çok daha zordu yıkmak çünkü kültürel tabuydu. sonradan anladım. ne zaman mı? Videoyu yüklemeden önce yakın çevreme çok farklı statüde kişilere izlettim. Yakın bir arkadaşım şu an 7 yaşında, benim doğumunu yaptırdığım kızının asla bu videoyu izlemesini istemeyeceğini söyledi. “Kanama olmayabileceğini bilirse; önüne gelenle yatar, kendini eşine saklamaz.”mış. 70 yaşlarında çok güçlü önemli bir ceo arkadaşım “e o zaman neden karşıma bunu engel olarak çıkarıyorlar, kızım ben daha diye?” dedi. Yine entelektüelitesi çok yüksek bir arkadaşım. “olur mu öyle şey, ben ilk eşime sakladım kendimi ve yatak kan içinde kaldı.” dedi gururlanarak. yani kızlığını ispatlamıştı. Midem bulandı. 1 hafta kendime gelemedim ve yüklemedim YouTube’a. Doğru mu yaptım bilmiyorum. Ama o kadar içimde kaldı ki bu konu. herkes kendi çapında nemalanıyor, fayda görüyordu bu hiçbir anatomik alt yapısı olmayan köhne inançtan. Kızlık zarı dikimi diye nemalanan meslektaşlarım da bambaşka bir boyut. onlara da kızamıyorum. Olayın iki tarafı da birbirini kandırmak istiyorsa belki de doğru yapıyorlardı. Çünkü dikilecek bir zar falan olmadığı için ortada, vajina duvarında kesi yapıp onu dikip yara iyileşmeden ilişkiye girip yarayı kanatmakla kandırıyordu herkes birbirini. Yara iyileşmeden olacağı için bu teknik, düğüne 1 hafta kala yapılmalıydı. Yayatım boyunca ne bu muayeneyi yaptım ne de ameliyatını. Olayın sosyolojik boyutu bir yana, anatomik olarak da tam bir sahtekarlıktı. Ve kimse beni hele de hekim olarak buna alet edemezdi. Sakın buradan bir kadının ilk ilişkisini eşiyle yaşama isteğine karşı olduğum anlaşılmasın. kendi tercihidir çok da saygı duyarım. Benim derdim tam da bu düşüncede olan bir kadının ilk ilişkide kanama olmayınca intihar edecek düzeye gelmesi; kendini bildiği halde. Çünkü karşı taraf da bu köhne yanlış anatomik bilgiye inanıyor.' Diyerek sosyal medyanın gündemine oturdu...
  • Favorilere Ekle
  • Embed Kopyala

Günün En Popüler Başlıkları