damarcibasi
    İlk ben diorum başlık sahibi olarak. Artvin gezisinde o sarp dağların ve muazzam ormanların manzaraları bambaşka bir aleme kapılarını açıyor. Gezime Şavşat seyir tepesinden başladım. Hani klasik bir fotoğraf vardır alabildiğine yeşilliklerle kaplı yaylalar olur işte burası İsviçre alpleri falan filan diye. Halt etmiş arkadaşlar. Öyle harika bir manzara ki gerçekliğinden şüpheye düşüyor insan. Artvinde iki tane Karagöl var ilk Şavşat'takine gittim görece daha küçük ama doğası tabii ki yine çok güzel. Borçka Karagöl ise muhteşem. Ormanın orta yerinde ama orman öyle böyle birşey değil. Ağaçların arasından sıyrıla sıyrıla yürüyorsunuz içine girdiğinizde. Borçka Karagöl milli park içerisinde ama parka girdikten sonra da epey bir yol gitmek gerekiyor. Yol dediğime bakmayın aslında gezintiye çıkmış gibisiniz göle giderken bile. Yol boyunca sağdan solda sular kaynıyor dereler akıyor. Bir noktada büyük bir uçurumun ayırdığı karşı tepeden sarp kayaların üzerinden akan metrelerce aşağıya döküle o şelalenin görüntüsü büyülüyor insanı. Bu milli park Macahel yaylasına dek uzanıyor ama oraya ulaşmak için başka bir rotadan gitmek gerekiyor sanırım. Biz bebeğimizle yola çıktığımız için o kadar uzaklaşmaya cesaret edemedik açıkçası. Ama okuduğum kadarıyla orası da bir doğa harikası. Vakti ve imkanı olan rotaya oradan devam etsin. Gezimizde bir diyer durak Murgul delikli taş şelalesi. Yani bir taş var. Ortası delik. İçinden şelale dökülüyor. Olayı bu. Ama görmeden dönmek haksızlık olur diye gittik. Rotamızdaki yine doğasıyla bizi büyüleyen noktalardan birisi de Hatila vadisiydi. Cam teras yapmışlar çok güzel görünüyordu ama eşim cesaret edemediği için çıkmadık. Terasın hemen yanında küçük bir cafe restoran vardı orada birşeyler atıştırıp vadinin manzarasının tadını çıkardık. Kaldığım otel Artvin merkezde Çoruh'un kıyısında temiz ve lokasyon olarak da harika bir oteldi. Eskiden Çoruh deli akardı akmak basit kalır çağlardı resmen. Ama üzerine birçok baraj inşa edildi ve artık eski coşkulu Çoruh değil. Zaten eski hali olsa o oteli kuramazlardı oraya suyun gürültüsünden durulmazdı. Artvin seyahatinde yemekler konusunda beklentinizi çok yüksek tutmayın. En azından kendi adıma öyle damak çatlatan bir lezzet bulamadım. Arhavi'de çok güzel cağ kebabı yapan yerler varmış ama iki kere niyetlenmeme rağmen tatmak yemek kısmet olmadı. Hatta birisinde Arhavi çarşıda mekanı ararken gerisin geriye döndüm. Daha benim gidemediğim size anlatamayacağım nice güzellikleri var Artvin'in mutlaka birkaç gününüzü ayırıp bir seyahat planlamanız gereken şehirlerden. Sabırla okuduysanız teşekkür ederim.

    Günün En Popüler Başlıkları