Asarım keserim hikayesi hiç bitmez. Abuk sabuk mafya filmlerine özenip kendini oradaki (güya) kahraman olan, aslında tam anlamıyla eline silah alınca, şiddete başvurunca kendini adam yerine koyan fakat hepsini toplasan 5 kuruş etmeyen tiplere özenir. Arabesk müziği eşliğinde, kültürden yoksun olduğu için aşkını kelimelerle değil vücudunda yeni keşfetmekte olduğu yerleri keserek anlatmaya çalışır. "Kadınlar nefes alsın yeter" sözü bir kenara nefes almasına dahi gerek yoktur. Zaten ter kokusunun üstüne sıktıkları acı parfümlerinden dolayı muhtemelen ölürsün. Racon gereği grup olarak dolaşırlar. Grup lideri önde olmak üzere yancılar onu takip ederler. Bireysellik yoktur. Çok içen adam rolüne bürünüp üç birada götü başı dağıtırlar. Ağzından küfür eksik olmadığı gibi, şiddet yanlısıdır. Son zamanların yeni moda kıroları daracık cafcaflı renklerde takım elbiseler giyinip, masa üzerine bilumum eşyalarını koyarak hava attığını sanan görgüsüz, nargile ile beynini eritmiş cinslerdendir. Giydikleri pantolon diyeceğim ama daha çok taytların paçalarından bahsetmek istemiyorum bile. Hani bir laf vardır "Suya götürüp susuz getiririm" bunlar kendi kendine suya gidip suyu bulamamış gibiler. Kısaca yakışıyor sanıyorlar ama büyük bir komedi malzemesi yaratmaktan başka bir işe yaramıyorlar.
  • 7
  • 0
Tüm yanıtları gör
  • Embed Kopyala

Günün En Popüler Başlıkları