58
25.6.2020
Türkiye'de Cinsiyet Ayrımcılığı
  • Favorilere Ekle
  • Başlığı Paylaş
  • Embed Kopyala
  • Seçmece
  • Popüler
  • Tarihe Göre
Merhaba Dio'cular! Bugün bu Başlığı, bu sıralar çok yaşadığım için yaptım. Bu konu hakkındaki düşüncelerinizi, fikirlerinizi, savunmalarınızı Vs. Almak istiyorum :)
  • Yanıtla
  • 2
  • 0
  • Favorilere Ekle
  • Embed Kopyala
Kadinlar egemen olmak istedi de hayir mi dedik , sevmiyorum rolumu zaten..
  • Yanıtla
  • 4
  • 0
18 Yanıt
  • Favorilere Ekle
  • Embed Kopyala
Bence kadınla erkek bir yarımdır birbirlerinde bütünleşirler bir üstünlük gütmeden birbirlerinin eksiklerini gece gibi örtüp tamamalarlar ama bu ince zihniyetlerin anlayacağı bi mevzu
  • Yanıtla
  • 3
  • 0
  • Favorilere Ekle
  • Embed Kopyala
Neyse uzuuuuun uzun yazmıcam Toplumun bu zihniyetinin ak
  • Yanıtla
  • 2
  • 0
  • Favorilere Ekle
  • Embed Kopyala
Türkiye Erkek egemenliği üzerine kurulmuş bir ülke değildir. Hatan var senin o kısımda. Sana bir olaydan bahsedeyim o zaman. Türk tarihinin ilk kadın avukatıydı Süreyya Ağaoğlu. Okumuş, kültürlü ve zeki bir kadındı. Çalışma hayatına Ankara’da başlayan avukatın tek problemi; evi bakanlığa çok uzak olduğundan yemek yiyebileceği bir lokantanın olmamasıydı. Aslında vardı da, kadın kısmının milletvekillerinin yemek yediği yerde bulunması olacak iş değildi; ama gitti… Türkiye'nin ilk kadın stajyer avukatları, öğle yemeklerini peynir ekmek yiyerek geçiştiriyorlardı. Tabii bu durum yoğun çalışan kadın işçilerin canını sıkıyordu. Hemen bakanlığın yanındaki İstanbul Lokantası konum olarak oldukça uygundu ama orada milletvekillerinin dışında yemek yiyen bir kadın görülmemişti. Basın-Yayın Genel Müdürü olan babası Ahmet Ağaoğlu'na giden Süreyya, öğle yemeklerini İstanbul Lokantası'nda yiyebilmek için izin istedi. Baba Ahmet bunda bir sakınca görmedi ve kabul etti. Ertesi gün iki kız arkadaş İstanbul Lokantası’na giderek burada yemek yediler. Bu durum lokantadaki milletvekilleri başta olmak üzere gören, bilen herkesi rahatsız etti ve dedikodular yükselmeye başladı. Şikayetler aynı gün içinde dönemin Başbakanı Rauf Bey’e kadar gitti. Süreyya eve gittiğinde durumun ciddiyetini anladı. Babası Ağaoğlu durumu kızına izah etti ve bir daha gitmemesi konusunda uyardı. Tüm bu dedikodular sırasında Atatürk ve eşi Latife Hanım Ağaoğlu evine misafirliğe geldi. Laf arasında Ağaoğlu bütün durumu Atatürk’e anlattı. Süreyya Hanım bu konu konuşulurken Atatürk’ün kendisini destekleyeceğini düşünüyordu. Oysa, onu dinleyen Paşa "Babanın da, Rauf Bey'in de hakkı var" demesin mi ? Büyük bir hayal kırıklığı yaşayan avukat ertesi gün işe gittiğinde Paşa’nın kendisini yemeğe davet ettiğini öğrendi. Bakanlığın önüne Süreyya’yı almaya gelen otomobil İstanbul Lokantası’nın önünde durdu ve Paşa herkesin duyabileceği bir sesle, "Bugün Süreyya'yı bize götürüyorum, ama yarın buraya gelecek, yemeğini lokantada yiyecek." dedi. Süreyya şok olmuş bir şekilde Atatürk’e bakakaldı. Yemeğe oturduklarında Latife Hanım Süreyya’nın kulağına eğilerek ‘’Paşa, dün akşam bu lokanta olayına çok kızdı ama babanı senin yanında ezmek istemediği için kızgınlığını belli etmedi. Eve gelir gelmez, birkaç milletvekilini arayarak, yarın mutlaka eşleriyle birlikte lokantaya öğle yemeğine gitmelerini söyledi’’ dedi. Avukat Süreyya Atatürk’ün desteği karşısında duygularını kelimelere dökemiyordu. Mustafa Kemal Paşa, kadına verdiği değeri bir kez daha göstermiş oldu. Ataerkil zihniyetin kurucusu ülkeyi kuran zihniyet değil. Ayrımını bilerek konuşalım.
  • Yanıtla
  • 2
  • 0
  • Favorilere Ekle
  • Embed Kopyala
Katılıyorum erkek bu herşeyi yapar ama kadınlar için hayat zor bu ülkede
  • Yanıtla
  • 2
  • 0
3 Yanıt
  • Favorilere Ekle
  • Embed Kopyala
/
0
yeni dio gir..

Tarihe Göre

İçerik bulunamadı.