75
11.9.2020
Turistlerle Girdiğiniz Tuhaf Diyaloglar
    • Seçmece
    • Popüler
    • Tarihe Göre
      mrs_furby
      Buyrun dio'layın
        badideasensei
        Ben turistlere de gözleme satan bir teyzeyle diyaloğa girmiştim. patato or cheese kfjhdjhd hatırladıkça gülerim
          mevsimlerdensnbahar61
            monaiman
            Konya'daydık. Biz de turist sayılırız işte, yanıma bıyıklı Japon bir kız yaklaştı ve İngilizce dili ile Mevlana Türbesini sordu. Ben sadece "bus" deyip parmağımla otobüs durağını işaret ettim. Henüz 13 yaşımşıdaydım. Bence iyi bile konuşmuşum.
              schmosby
              Ben arkadaşlarimla Sultan Ahmet meydanının oralardaydim FB GS maçı vardı hangisini biliyorsunuz diye soracaktik bekledik bekledik sorduk birine ilk başta biraz ingilizce konuştu sonra ben türküm dedi gitti.
                thewoman
                ben turist olarak konuşmuştum İstanbul da çarşılara pasajlara girip işte kuruyemiş, lokum satılan yerlerde tadım yapıyoruz ayağına karnımızı doyuruyorduk bir tane abi vardı yunanca konuşuyorum diye hiç anlamadığımız bir dil yaratmıştı biz a şaşıp kalınca yanındakilere Türkçe bunlarda oralı değil demişti
                  orbitty
                  12 yaşımdayım. Okula değişim öğrencileri ve öğretmenleri gelmişti. Hoca bana yaşımı sormuştu. Heyecandan twenty demiştim.
                    sinek_valesi
                    girmedim ki :(
                      -_-merve-_-
                      Ben erasmusa gitmiştim.Orada bi abiden içki şipariş etmiştik abi bize kola getirdi.Bir şeyler dedi bende birşeyler dedim baya kavga girdik adamla.Sonra abinin arkasından sövdük meğerse içki içmek yasakmış içki içenlere ve isteyenlere para cezası veriyorlarmış abi bizim hayatımızı kurtamıştı.Bizde onun arkasından sövdük.
                        daisyyy
                        Bir gün biri bana seslendi turistmiş. Sorry dedim uzaklaştım. Ben bilmem ingilizce falan.
                          samyeli90
                          Gece 2 uçaktan indik küçük bir minibüse bindik tatildeyiz otele gidiyoruz iki kızız arkamız da 5 6 kişilik ingilizler zannımca konuşmaları ona tarafa benziyordu bira içiyorlar konuşuyorlar bende çat pat anlıyorum yol uzadı saat oldu 4 şöför de hiç İngilizce bilmiyor kadın bana söylüyor ben şöföre aktarıyorum şöför bana sötlüyor ben çevirip aktarıyorum ben bilmezdim o kadar güzel ingilizcem olduğunu hem arkadaşım hem ben şaşırdım kaldım kadının kızı hastalanmış bira istiyorlar mış alsalar mış bıdı bıdı bıdı bir sürü şey konuştuk inanılmaz bir şeydi
                            utku-human
                            Yer: Odesa Tren Garı Ahval: Bekleme salonunda Kiev treninin gelmesini bekliyorum. Bir elimde bir iki ay sonraki mesleki sınav ile ilgili kitap çalışırken diğer elimde aldığım kruvasanı yiyorum. Midem önceki gece klüpte içilen yeşil periden bitap düşmüş halde... Silsile: Beklemeye devam ederken üstü başı perişan halde tam bir "homeless" teyze yanıma oturdu. Bende haline üzülüp kruvasan ikram ettim. Sonra o bir şeyler söylemeye başladı. Ben ise anca "dobriy den, kanieşna, mojna, bud laska..." Her neyse bir süre sonra sessizleştik. Ben tren saatini onun dilinde sormak için translate uzantısına "Saat Kaçta" yazdım ve telefonu uzattım. Kadının bir kaç saniye sonra rengi attı, canı sıkıldı. Bir tuhaf oldu. Ben de Allah Allah acaba yanlış bir şey mi var, yoksa başka bir tren garı mı var diye düşündüm o anın tuhaflığıyla ve elime telefonu aldım. Şu dehşet verici manzarayla karşılaştım. Bilirsiniz ki Google translate ekranda son 3 çeviriyi gösteriyor... (Biraz flashback yapacağım. сумка: poşet; aradaki м'yi çıkarınca ise... ben marketteyken poşet istediğimi belirtmek için yazdım. Sonra CS oyuncuları bilir ki o aradaki м kalkınca... Ben de hatırladım, o harfi silip translatete çevirdim. Sonra fiyatı sormak için yazdığım "Fiyatı Ne Kadar?" en sonunda da sormak için telefonu uzattığım yazı... Yani hanım ablanın alttan üste doğru gördüğü yazı şu: сука Яка ціна? Котра година? İşte kadın telefonu görünce betinin benzinin atmasına neden olan yazı... +O*SPU, FİYATI NEDİR?, SAAT KAÇTA?... Sonradan anladığımda iş işten geçmişti, çok utanmıştım, abla da anlamıştı belki, sonra bir sigara verdim, teşekkür edip içmeye gitti. Ben ise çok utanmıştım, ta ki biramı yudumlarken o güzel dinyeperi görene kadar...
                            /
                            0

                            Tarihe Göre

                            İçerik bulunamadı.