21
15.7.2020
Osmanlı'ya Oğlancılık İftiradır. İç Oğlanı, Enderûn Denilen İç Saray’da Çalışan Özenle ve Dikkatle Seçilmiş Saray Görevlilerine Denmektedir
    • Seçmece
    • Popüler
    • Tarihe Göre
      emre_dogan_26
      Osmanlı tarihinde, Topkapı, Galata, İbrahim Paşa ve Edirne Saraylarında yetiştirilen ve zamanla muhtelif devlet hizmetlerine çıkan devşirmeler olarak tarif edilmektedir. Bunlara Saray Acemi Oğlanları veya Celeb de denmektedir. Bir de Yeniçeri Ocağının acemileri vardır; aslında bunlara iç oğlanı dense de, bunları Saraydakilerden ayırmak için Şadi adı veril-mektedir. O halde iç oğlanı, bir terimdir. Oğlan kelimesi, illa da kötü niyetle seçilmiş genç ço-cuk manasına gelmez. Belki Enderun denilen İç Saray’da istihdâm edilmek üzere seçilen devşirmelere de denmektedir. İç oğlan denmesi, İç Saray’da istihdâm edilmelerinden kaynaklanmaktadır. Ayrıca burada istihdâm edilecek devşirmeler, Enderûn Mektebinde yetişmektedirler.
      0
        utumasasiilekayanadam
        emre_dogan_26 bu şahıs bende engelli olmasına rağmen ben bu aptal şahsın başlıklarını neden görüyorum?
          emre_dogan_26
          Dördüncü olarak bir hususa daha dikkat çekmek istiyoruz: iç oğlanlar, değişik hizmetleri görmektedirler. Bu hizmetlerden biri de Has Oda’nın hizmetlerini görmektir. Has Oda, Padişahın iç oğlanlar ile beraber olduğu ve gayr-i meşru hayat yaşadığı bir mekân değildir. Biraz sonra Has Oda’nın mahiyetini öğrenince böyle bir iddiadan titre-memek mümkün değildir.
            emre_dogan_26
            Hatta bu tür gençler, yüzlerine peçe bile örtebilirler. Bu tür gençlere şâbb-ı emred denilir”. Fevkalade bir edeb kaidesi olan bu hükme, bazı Os-manlı Padişahları uymuşlar ve bir kısım İç saray görevlisi iç oğlanlarına yüzlerini peçe ile örtmelerini emretmişlerdir. Şimdi soruyoruz, Kur’ân’ın emrine uymak için gösterilen bu hassasiyet nerede? Bunu Hammer gibi bir Hıristiyan tarihçinin iftirasına uyarak tamamen edeb dışı yorumlara gitmek nerede?
              emre_dogan_26
              Üçüncü Olarak, İç Saray’da çalışan iç oğlanları yakışıklı gençlerden oluşması sebebiyle, Padişah açısından değil, kendi aralarında muhtemel bir gayr-i meşru durumdan sakınmak için çok dikkat çekenlerin yüzlerine peçe örtmesinin emredilmesi doğru olabilir. Ancak bu Padişahın onları başkalarından kıskanmalarından dolayı değil, bu konudaki şer‘î bir hükmün tatbikinden ileri gelmektedir. Gerçekten İslâm hukukunda bir hüküm vardır: “Genç bir hoca veya terbiyeci, genç ve bıyığı bitmemiş çocuklarla, fazla yalnız kalmasın; zira nefis insanı kötülüklere sevkedebilir
                emre_dogan_26
                Gerçekten İç Saray’da çalı-şacak personel, sır tutmalı, eli ayağı düzgün olmalı, yalancı ve hâin insanlar olmamalıydı. İşte bütün bu özelliklere sahip devşirmeleri iç oğlanı adıyla tesbit edebilmek için bugün Kriminoloji veya benzeri ilimlerin yerine Osmanlı döneminde de İlm-i Sîmâ veya İlm-i Kıyâfet denilen bir ilim dalı vardı. Elinin, ayağının, gözünün ve kulağının özelliklerine göre, bir insanın ahlaki yapısı az çok tesbit edilmekteydi. İşte Enderûn denilen İç Saray’da çalışacak iç oğlan denilen personel, bu konuda uzman olan kişilerce seçilmekteydi. Gılmân veya İç oğlan denilmesinin bir sebebi de, burada bugünkü gibi kadın personel çalıştırılmamasındandır. Bunu, Osmanlı’da Harem isimli eserimizde ayrıntılı olarak anlat-tık.
                  emre_dogan_26
                  Yani Enderûn aynı zamanda devlet adamı yetiştiren bir fakülte duru-mundadır. Nitekim buradan yetişen devlet adamları arasından pek çok beylerbeyiler ve sancakbeğleri çıkmıştır.Yani Enderûn aynı zamanda devlet adamı yetiştiren bir fakülte duru-mundadır. Nitekim buradan yetişen devlet adamları arasından pek çok beylerbeyiler ve sancakbeğleri çıkmıştır.
                    cekirdeksizkarpuz
                    Bu da mı ban yemiş? Yeni hesapla başlık yardırıyor.
                      xlethex
                      Tanzimat fermaniyla eşcinsellik Osmanli'da meşru kabul edilmistir. Daha önceden de gayr-i meşru sekilde mevcuttu. Osmanli alfabesi kabaca Osmanlica okuyabilen biri olarak bizzat arşivde bununla ilgili belgeleri arastirmistim. Tarih, zamaninda yazilan yazili belgeler ve mumkunse(!) o anı bizzat yaşamış ve ya o ana şahit olmuş kişilerin bizzat kendisinin soylemleriyle oluşur. Yanisi bak işine kardeşim, yalan yanlış seyleri dogru gibi anlatma burada.
                      /
                      0

                      Tarihe Göre

                      İçerik bulunamadı.