Kalvinizm
    • Popüler
    • Tarihe Göre
    Vidiom
    Bu başlığa vidio eklemek için telefonundaki dio uygulamasından giriş yap!
      kshmr
      Kalvenizm ya da Kalvinizm, John Calvin'in 16. yüzyıl başlarında ortaya attığı görüşlere dayanarak kurulan bir Hristiyanlık mezhebidir. Bu dinsel inanç sistemi, ilk kez Cenevre'de, daha sonra Hollanda, İskoçya, Almanya ve Fransa'da kurulan yeni kiliselerde örgütlendi. Bu mezhep Fransa'da Nantes Fermanı ile kabul edildi. Gelenekçi din anlayışına göre değil de, Hristiyanlığın başlangıcındaki özüne göre düzenlemeyi savundu. bu amaçla bilimsel gelişmelere koşut bir eğitim-öğretim uygulamaya çalışarak yeni bir teknoloji oluşturdu. Genel olarak Tanrı ezelde sadece seçilmişleri mi, yoksa seçilmişlerin yanı sıra lanetlileri de belirlemiş midir? sorularını açıklamaya çalışır. Calvin seçilmişliğin üç aşamada gerçekleştiğini düşünmektedir: İlk aşama İbrahim ve neslinin seçilmesidir. Yahudi Kutsal Kitabı’nda İsrailoğulları’nın seçilmişliğini ifade etmek için. Seçilmişliğin ikinci aşaması, İsrailoğulları veya daha genel olarak İbrahim’in nesli içinde bazı kişilerin seçilmesi veya reddedilmesi (lanetlenmesi) anlamında daha sınırlı ve dar bir durumu ifade etmektedir. Calvin, seçilmenin üçüncü aşamasında Mesih’e inananlar arasında daha mükemmel bir ilahî lütfun gerçekleştiğini düşünmektedir. Ayrıca nazi ideolojisinde çok canlı bir şekilde ayakta tutulan bu yüzden de burada açıkça belirtilmesi gereken bir etkisi vardır. büyük bir saflıkla seçilmişlerden olduklarını sandılar ve kendileri dışındakileri, tanrı'nın lanetlenmişlikle cezalandırdığı insanlar olarak gördüler. Lüks yaşam, süslü elbiseler ve mücevher kullanmak; dans etmek, sarhoş olmak ve tembellik günahtır. Kaynak : Zweig, Stefan - Vicdan Zorbalığa Karşı Ya Da Castellio Calvin'e
        luna__
        fazla kültür yüklemesi oldu bugün bişe oluyo bana
          berat_albayrak_
          Knk burda hrstiyan yok. Ama -Müslüman -Makarnaya Tapan -Ruski ye Tapan -Tengrici -Ateist Bunlar var tek.
            minemosynes
            Dini kendilerine göre yorumlamayı seviyorlar zaten.
              adem_a19
              Hz. İsa Aramice konuştuğu halde dört İncil de Grekçe yazıldı. İlk İncil olan Matta’nın Aramice yazıldığı söylense de günümüze ulaşmamıştır. Bundan daha da ilginci, Hristiyanlık tarihinde Matta ile Yuhanna İncilinin yazarlarının Matta ve Yuhanna olmayıp, onların yerine bu İncilleri başkalarının yazdığı iddiası ve tartışmasıdır. Hristiyanlık âlemi Müslümanlardan farklı olarak, Hz. İsa’ya İncil adında bir kitabın vahyedildiğini kabul etmez. Onlara göre ete-kemiğe bürünmüş, yani insan suretinde bir tanrı olan Hz. İsa’nın bizzat kendisi vahiydir. Başka bir ifade ile Hz. İsa’nın her söylediği ve yaptığı vahiyden ibarettir. Dolayısıyla onların bu inançlarından şöyle bir netice çıkarılmıştır: Bu günkü İnciller, Allah tarafından vahyedilen âyetlerden ziyade Hz. İsa’nın söz ve davranışlarından ibarettir. Ne var ki bunda bile haddinden fazla eksiklik ve fazlalıklar vardır. Çünkü bu İnciller arasında ifade farkı, mana farkı ve hatta çelişkiler bulunmaktadır. Bunun da ötesinde aynı İncil’de bile birbiriyle çelişen ifadelere rastlanmaktadır. Bugün İncil adı verilen eldeki kitaplar, Müslümanların anladığı manada vahiy eseri değildir. Onlar ilk devir havarilerinin ve onların öğrencilerinin sözlerinden ibarettir. Onlar nasıl inanmak istemişlerse öyle yazmışlardır. Hristiyanlar ise, İncil yazarlarının Tanrı’nın ve Kutsal Ruh’un himayesi altında bu İncilleri yazdıklarına inanırlar. Böyle bir himaye olsaydı, İncillerde çelişki ve tutarsızlık görülmezdi. Batıda genelde Kitab-ı Mukaddes, özelde de Yeni Ahit içerisinde bulunan çelişkileri gidermek üzere Kitab-ı Mukaddes tetkik ve tenkitleri başlatılmıştır. Bu yeni bilimsel metoda göre Kitab-ı Mukaddes içerisinde Tanrı’ya ait olanla olmayan tespit edilecek, bu kitap tüm tutarsızlıklardan arındırılacaktı. Örnek vermek gerekirse, bir araştırmaya göre Hz. İsa’ya ait olduğu söylenen 518 söz tespit edilmiş, yapılan tetkik neticesinde bu sözlerin tam 1544 farklı şeklinin olduğu görülmüş, tüm bu sözlerden ancak 18 tanesinin Hz. İsa’ya ait olabileceği belirtilmiştir. Yukarıda beyan edilenlere ek olarak dört İncil’de bulunan bazı tahrif belirtileri ve çelişkileri şöyle sıralayabiliriz: 1. Matta, Markos ve Luka İncillerine göre Hz. İsa’nın risaleti bir yıl, Yuhanna’ya göre ise iki yıldan fazla sürmüştür. 2. Hz. Davud’dan (a.s.) Hz. İsa’ya kadar geçen kuşakların sayısı Matta’ya göre 26 iken Lukaya göre 40’tır. 3. İncillerin bazı yerlerinde Hz. İsa’ya uluhiyet isnad edilirken bazı yerlerde de ona insanoğlu denmektedir. Bu ikisi arasında gözden kaçmayacak açık bir çelişki görülmektedir. 4. Hristiyanlığa göre Hz. İsa çarmıha gerileceği sırada “Allah’ım! Allah’ım! Beni neden terk ettin!” diye Allah’a yalvarmıştır. Bu söz Tanrı İsa’nın ise, onun Tanrı olduğu halde kendini koruyamadığı anlaşılıyor. Peygamber İsa’nın sözü ise, onun Tanrı’yı hakkıyla tanımadığı anlaşılıyor. Çünkü bir peygamber “Allah’ım! Beni neden terk ettin?” demez. Bizim inancımıza göre ne Hz. İsa çarmıha gerilmiş, ne de böyle bir yakarışta bulunmuştur.
                kurtisaghost
                Reform olayının üç büyüklerindendir kendisi, Hristiyanlık'ta akıl yüzü suyu hürmetine yapılmış bir atılımdır
                  adem_a19
                  www.youtube.com/watch?v=sZS6SDWGEAI
                  www.youtube.com/watch?v=sZS6SDWGEAI
                  /
                  0

                  Tarihe Göre

                  İçerik bulunamadı.