10
9.11.2020
İlk Uzak Seyahat Hikayelerimizi Anlatıyoruz
    • Seçmece
    • Popüler
    • Tarihe Göre
      impluto
      Benim için ilkler her zaman önemliydi, hala önemlidir. Ailem ile çıkmıştık ve sadece akrabamızın evinde kalmıştık, hiçbir şey yapmama izin vermiyorlardı iki hafta sonra ağlaya ağlaya eve döndük.
        xlethex
        yolun karşısına geçmiştim çok heyecanlanmistim 🤗
          busrawashere
          lisedeyim, yine bir gün okula gitmedim arkadaşım aradı duyuru yapıldı diye nasıl korkuyorum kesin bu seferlik disiplinlik oldum valla çok kötüyüm 12 saat dana gibi uyudum diye sayarken öyle değil diye durdurdu. 4 tane yabancı kişi varmış onları gezdirecekmişiz hiç kimse istemedi ikimizi yazdırdım dedi tamam olur hem biz de gezeriz dedim o rahatlıkla telefonu kapattım bu haberden sonraki bir ay mükemmel geçmişti dersten sıkılınca hemen bunları bahane edip, konferans salonuna iniyorduk sonra müdür bizi yine aradı aha bu sefer gerçekten sıçtık dedim korka korka odaya girdik ev telefonu kim açar diye hesap yapıyorum adam anlattı meğerse biz de onların ülkesine gidecekmişiz karnıma bir ağrı girdi, korkum iki katına çıktı tek başıma en fazla Kadıköy'e giden ben te nerelere gidecektim babamlara anlattım müdürle konuştular ikna oldular ama ben emin değildim tabii o zamanlar da ucuz korku romanları da okuyorum hacca gider gibi kura çektik bana Fransız, arkadaşıma Alman geldi yakınız yaa diye espri yaparken, heyecandan uyuyamazken Fransa'ya vardım. o aralar da zaz vardı onu çok severdim. ingilizcem tek tük vardı ama kız hiçbir şey bilmiyordu translate de yok el hareketleri ile anlaşıyoruz müstakil bir evdi ve arabayla çok uzun sürdüğünü hatırlıyorum ölüm yolu gibiydi içeri girdim her şey ahşaptan tam da kitaplardaki gibi hiçbir şekilde anlaşamıyoruz da sadece birbirimize bakıp gülüşüyoruz o zamana kadar rakıdan başka bir şey bilmeyen ben şarap içecektim benim için tam bir kaos içtim ama tadı nasıl güzel tadı hala damağımda yemekler de çok kötüydü kahve içmem lazım diye sözlükten çevirdim kız da he okey okey dedi her gün kafeye gidiyorum kruvasan almak için yemekleri çok kötüydü çünkü içim dışım hamur ve çikolata olmuştu. dışarı gezmeye gidiyoruz eyfel'i gördük bir de tüm Fransa'nın gözüktüğü bir yer varmış oraya gideceğiz yürü babam yürü yürü babam yürü yol bitmiyor diyemiyorsun da pis fakir ben parasını vereyim şuradan taksiye binelim diye gittik işte oraya o zamanlar da bir şarkı meşhur klibi orada çekilmiş ana baba günüydü gittim içimden nasıl saydırıyorum o klibe sonra ara sokakları gezdik, hacı din adamlarından daha fazla kilise geziyordum. hiçbir şey olmasa da benim için bir şeyler olmuştu o günü hiç unutamıyorum şimdi kız ingilizce biliyor, iki yıl önce bir daha yanına gittim o da geldi tabii şimdi daha iyi gezdik çok kafa dengi bir kızmış bu da bize geldi çayın ve kahvenin telvesini yiyor yüzünü ekşite ekşite iyi kızdı klip de bu
          https://youtu.be/K5KAc5CoCuk
          https://youtu.be/K5KAc5CoCuk
          /
          0

          Tarihe Göre

          İçerik bulunamadı.