20
21.5.2020
Herkes En Etkilendiği Mitolojik Kahramanı Paylaşıyor!
  • Başlığı Paylaş
  • Embed Kopyala
  • Seçmece
  • Popüler
  • Tarihe Göre
Mitoloji bu topraklarda doğdu, ne de olsa kan çekiyor sanırım bizi :) Ben pek ilgiliyim de aynı zamanda. Mitolojik kahramanlar, onların hikayeleri, almam gereken dersler.. Çok okurum. En sevdiğimse İKARUS. İkarus'un hikayesi hep çok etkiler beni. Lisedeydim ilk okuduğumda. Bana ayaklarımın yere basmasının ne kadar önemli olduğunu anlattı. Şimdi de hep hatırlatır, neden ayakları yere basan, aşırı hayalperest olmayan bir kadın olmam gerektiğini. Hikaye şöyle; ''Daidalus, oğlu İkarus ile birlikte labirentte bir süre mahkum olarak kalır. Yine bir süre sonra, aklına bal mumu ve tüylerden, tıpkı kuşlarda olduğu gibi kendilerine kanat yapma fikri gelir. Çünkü labirentten uçmak dışında başka türlü kaçamayacaklardır. Aklına gelen bu fikri uygulamaya koyan Daidalus ahşap bir sistem üzerine kuş tüylerini yerleştirir ve onları bal mumu ile destekler. İki çift kanat en sonunda hazır olur. Birini oğluna diğerini ise kendisine takan Daidalus artık kaçmak için hazırdır. Daidalus uçmadan önce oğluna, çok alçaktan uçarsa denize düşeceğini, çok yüksekten uçarsa güneş ışınları yüzünden kanatlarını kaybedeceğini söyler. İkarus’u dengeli bir şekilde uçması gerektiği konusunda sıkı sıkı tembihledikten sonra ikisi de uçmaya başlarlar. İkarus uçuşu sırasında babasının sözlerini unutur ve dengeli bir uçuş gerçekleştirmez. İkarus ya başarısından dolayı, ya hava sarhoşluğu nedeniyle ya da uçmanın verdiği özgürlük hissiyle daha da yükseğe uçmaya başlar. Genç adam öyle yükselir ki, Güneş Tanrısı Helios bunu kendisine karşı bir saygısızlık olarak algılar. Güneş ışınları İkarus yükseldikçe bal mumunu eritir ve kanatlarını yakmaya başlar. Bunun üzerine İkarus tepetaklak olur ve hızla denize düşer, boğularak ölür. İkarus, Ege Denizi’nde bir yere düşmüş ve orada ölmüştür. Düştüğü söylenen deniz, İkaria Denizi ve oraya yakın olan adanın adı da İkaria Adası olarak kalmıştır.'' Bir de şarkı iliştireyim şuraya, okurken dinlemelik. https://www.youtube.com/watch?v=1wf5LsWCA2E
  • 1
  • 0
  • Embed Kopyala
Griffon "Griffon" veya "Griffin", genellikle aslan vücutlu, kartal kanatlı ve kafalı mitolojik yaratıktır.   Antik   Yunancada,   kıvrılmış,   kırık   anlamındaki "grýps  veya   gryphos"sözcüklerinden  türediği  düşünülür.  Griffinler  hakkındaki  bazı  efsanelerde  kuşun  türü söylenmezken, diğerlerinde kartal sözcüğü geçer. Yine anlatılara göre, son derece cesur ve gururlu hayvanlardır. Bunlar pençelerinde insan, at, hatta fil taşıyabilecek kadar büyüktürler. -----  Çok ilgilenmesem de griffon en çok ilgimi çeken
  • 2
  • 0
  • Embed Kopyala
Benim mitolojik kahramanım belli !
  • 7
  • 0
  • Embed Kopyala
Artemis..güzeller güzeli Diana.Letodan doğma Zeustan olma bir olimposlu tanrıça . Ay tanrıçası. İkiz kardeşi Apollonun doğumunda annesine yardımcı olmuş elinde yayı ve mızrağı ile bir ilahe.Çok severim kendisini <3 <3
  • 4
  • 0
  • Embed Kopyala
Kendisinin birçok inanışta mitolojik bir yönü de olması sebebiyle Büyük İskender.
  • 1
  • 0
  • Embed Kopyala
ATLAS; Yunan mitolojisinde Iapetos ile Klymene'nin 13 çocuğundan en güçlü olanıdır. Olympos’a saldırdığı için Zeus tarafından gök kubbeyi omuzlarında taşımakla cezalandırılmıştır. Bu mitolojik dayanakla tıpta kafatasını taşıyan ilk omura da atlas adı verilmiştir. En sevdiğim karakterdir. Oğlumuza bu yüzden Atlas ismini verdik
  • 3
  • 0
2 Yanıt
  • Embed Kopyala
Daphne Ve Apollon Destanı Zeus’un oğlu Işık Tanrısı Apollon, ırmak kenarında genç ve güzel bir kız görür. Bu eşsiz güzelin adı Daphne (Defne)’dir. Apollon’un içinde arzular uyandırır. Onunla konuşmak ister. Fakat Defne, Işık Tanrısı’nın içinden geçenleri anlamıştır. Kaçmaya başlar. O kaçar, Apollon kovalar. Çapkın Tanrı bir taraftan “kaçma seni seviyorum” diye bağırır. Defne ise Tanrılarla sevişen kadınların başlarına neler geldiğini bildiği için korkuya kapılır ve kaçmaya devam eder. Apollon’a gelince, bu güzel periyi mutlaka yakalamak istemektedir. Aralarındaki mesafe gittikçe kısalır ve bir an gelir ki Defne, Apollon’un nefesini saçlarının arasında duyar. Artık kurtuluş imkanı kalmadığını anlayan Defne, birden durur ve ayağı ile toprağı kazıyarak şöyle bağırır: “Ey toprak ana, beni ört, beni sakla, beni koru.” Bu içten yalvarış üzerine Defne organlarının ağırlaştığını, odunlaştığını hisseder. Göğsünü gri bir kabuk kaplar, kokulu saçları yapraklara dönüşür, kolları dallar halinde uzar, körpe ayakları kök olup toprağın derinliklerine dalar, bir defne ağacı oluverir. Bu manzara karşısında şaşıran Apollon, Defne’nin ağaç oluşunu hayret ve üzüntü ile seyreder. Sonra da sarılır ve sert kabukları altında hala çarpmakta olan kalbinin sesini duyar ve şöyle seslenir: “Defne, bundan sonra sen, Apollon’un kutsal ağacı olacaksın. O solmayan ve dökülmeyen yaprakların, başımın çelengi olacak. Değerli kahramanlar, savaşlarda zafere ulaşanlar, hep senin yapraklarınla alınlarını süsleyecekler. Şarkılarda, şiirlerde adımız yanyana geçecek." Bu tatlı sözler üzerine Defne, dallarını eğerek Apollon’u saygı ile selamlar Bu öykünün geçtiği yer bugünkü Harbiye’dir. Apallon teessür ve heyecan içinde o ağacı amblem olarak alır ve parlak yapraklarından başına bir taç yapar. İşte o zamandan beri şiir ve silah zaferi Defne dalı ile ödüllendirilir ve inanışa göre Defne’nin gözyaşları bugün hala Harbiye’de şelaleler meydana getirmektedir.
  • 2
  • 0
  • Embed Kopyala
/
0
yeni dio gir..

Tarihe Göre