79
6.11.2020
En Sevilen Şairler
    • Seçmece
    • Popüler
    • Tarihe Göre
      sairsel
      En sevdiğiniz şairlerden şiirler de paylaşırsanız çok sevinirim. Şimdiden herkese teşekkür ederim. Saygılarımla Benim en çok etkilendiğim ve sevdiğim şair , hece veznine ve zengin kafiyeye çok önem veren büyük üstat Cemal Safi olmuştur. Nice büyük isimlerimiz nice üstatlarımız var tabi ki bekliyorum. BEN SÖZÜN ŞEHRİYİM Herkes beni ayrı söyler ayrı der Ben sırrımı sezdirmeyen sihirim Çıkışımda akışımda aynı yer Kalpten doğup kalbe akan nehirim Tanır beni aşk sancısı duyanlar Tanır beni uykusuna kıyanlar Tanır beni uğruma baş koyanlar Sözcüklerin donattığı şehirim Dadaloğlu, Koçköroğlu mertliğim Nef’i, Neyzen, şair Eşref sertliğim Kâh mizaha meydan okur dörtlüğüm Kâh acı söz dedikleri zehirim Nice türküm, gazelim var, şarkım var Düz yazıdan dağlar kadar farkım var Beni çalıp çırpanlardan korkum var Arsız, hırsız üretmekte mahirim Serbest bacım, aruz benim ağbeyim Kalp rahminde duygu dölü bebeğim Son dizemle kesiliyor göbeğim Doğuşumla şadan olur şairim Kaynağıyım çağlayanlar dil ise Ben yağıyım söz sanatı gül ise Beni duyup doğurmaktır hadise Ben kendimi yazdırırsam şiirim. Cemâl SÂFİ
        tam1peach
        cemal safi
          imailahorsilahh
          "Bir gün aç kalmaktan ödü koptuğundan tıka basa midesini dolduran bir yoksul gibi sana bakıyorum..." "Erkeğin başı, kadının göğsündedir. kadın, onu yoğurur, ona biçim verir, döndürür, ve onu sarar..." I Look at You-Maram Al-Masri Canım Nilgün Marmara, canım Füruğ Ferruhzad bunların yeri ben de çok başkadır... Maram al-masri de değerlidir...
            gregory_
            AŞK İKİ KİŞİLİKTİR Değişir yönü rüzgârın Solar ansızın yapraklar; Şaşırır yolunu denizde gemi Boşuna bir liman arar; Gülüşü bir yabancının Çalmıştır senden sevdiğini; İçinde biriken zehir Sadece kendini öldürecektir; Ölümdür yaşanan tek başına, Aşk iki kişiliktir. Bir anı bile kalmamıştır Geceler boyu sevişmelerden; Binlerce yıl uzaklardadır Binlerce kez dokunduğun ten; Yazabileceğin şiirler Çoktan yazılıp bitmiştir; Ölümdür yaşanan tek başına, Aşk iki kişiliktir. Avutamaz olur artık Seni, bildiğin şarkılar, Boşanır keder zincirlerinden Sular tersin tersin akar; Bir hançer gibi çeksen de sevgini Onu ancak öldürmeye yarar: Uçarı kuşu sevdanın Alıp başını gitmiştir; Ölümdür yaşanan tek başına, Aşk, iki kişiliktir. Yitik bir ezgisin sadece, Tüketilmiş ve düşmüş gözden; Düşlerinde bir çocuk hıçkırır Gece camlara sürtünürken; Çünkü hiçbir kelebek Tek başına yaşamaz sevdasını, Severken hiçbir böcek Hiçbir kuş yalnız değildir; Ölümdür yaşanan tek başına, Aşk iki kişiliktir. Ataol Behramoğlu
              mevsimlerdensnbahar61
              Güzel şiir...
              https://youtu.be/y_P5EwlHsng
              https://youtu.be/y_P5EwlHsng
                tivayci
                Ülkü tamer Aman, kendini asmış yüz kiloluk bir zenci, Üstelik gece inmiş, ses gelmiyor kümesten; Ben olsam utanırım, bu ne biçim öğrenci? Hem dersini bilmiyor, hem de şişman herkesten. İyi nişan alırdı kendini asan zenci, Bira içmez ağlardı, babası değirmenci, Sizden iyi olmasın, boşanmada birinci... Çok canım sıkılıyor, kuş vuralım istersen.
                  amakafamiznasiguzel1
                  Suveyda ahshajahsh 😁 O anladı. Kitabını dört gözle bekliyorum...
                    ladydisko
                    Dinle Topladın ne varsa,koku,renk,ışık, Topladın bir yere bütün baharı: Gözlerin güneşli bir ufka açık, Saçların biçilmiş ekinden sarı... Kızıl gül yaprağı dudaklarına Bırakmış sesini en içli kuşlar, Ve beni alacak kadar bağrına Gölgeli,uzun,gür kipriklerin var! Şeklini mezardan almasın diye Sarmaşık güllerle süsle boyunu Benzetmek istemez içim seni serviye Ne salkım,ne söğüt andırır onu. Öyle incesin ki Tanrı'nın günü Seni bir bakışla incidiyorum, Oyar yaz rüzgarı ince yüzünü, Ayın aydınlığı yakar diyorum... Faruk Nafiz Çamlıbel
                      patiklipengui
                      Tutsam ellerinden ağlarsın. Benek benek büyür karanlığım. Nokta nokta korkutur seni. Tutsam ellerinden ; ağlarsın Toprak kokar avuçlarım , kan kokar. Ben hoyrat gecelerde boy atmış fidan, Boz bulanık sularda yıkanmış , arınmışım. Geceleri çok yakınım yıldızlara, Işığa çıkınca bir karışım. Tutsam ellerinden ağlarsın. Doğduğum köyü bir bilsen. Gece gecemden büyük, Acısı acımdan derin. Tutsam ellerinden , üşür ellerin! -Cahit Sıtkı Tarancı
                        _lara_
                        nazım hikmet ran -kızıl saçlısına- Pembe yanaklı al dudaklı bir karım olursa eğer.. Olursa 24 ayar ahlaklı.. Anama bakar gibi bakar.. İlaha tapar gibi taparım..! Ama...! Kalleş çıkarsa karım.. Anam avradım olsun bir teneke benzin döker yakarım...! Kimine göre kadın..! Soğuk kış gecelerinde sarılıp yatmak içindir.. Kimine göre kadın..! Sıcak harman gecelerinde zil takıp oynatmak içindir.. Kimine göre kadın..! Ömür boyunca omuzumuzda taşıdığımız.. En büyük sevabımız ve en büyük vebalimizdir.. Ama sen KADINIM..! Benim için sen.. Ne o.. Ne bu.. Şusun sen..! Benim can yoldaşım kavga arkadaşımsın... -çekilmez bir adam- Çekilmez bir adam oldum yine Uykusuz, aksi, lanet Bir bakıyorsun ki ana avrat söver gibi Azgın bir hayvan döver gibi O gün çalışıyorum Sonra birde bakıyorsun ki Ağzımda sönük bir cigara gibi tembel bir türkü Sabahtan akşama kadar sırt üstü yatıyorum ertesi gün Ve beni çileden çıkarıyor büsbütün Kendime karşı duyduğum nefret ve merhamet Çekilmez bir adam oldum yine Uykusuz, aksi, lanet Yine her seferki gibi haksızım Sebep yok olması da imkansız Bu yaptığım iş ayıp rezalet Fakat elimde değil Seni kıskanıyorum.
                          thetalentedmrripley
                          Cemal'leri severim. Safi'sini de Süreya'sını da. Amma velakin Cemal Süreya'nın yeri ayrı. Bu arada kendisini sevenlerden bilmeyenlere ufak bir hayal kırıklığı ısmarlayayım : Asıl adı Cemalettin Seber :) Cemal Süreya'nın şiirleri artık ezbere biliniyor o yüzden nasıl bir şair olduğunu Ülkü Tamer'in Cemal Süreya için yazdığı dizelerle anlatmaya çalışayım : Tanrı bininci gece şairi yarattı Bin ikinci gece Cemal’i Bin üçüncü gece şiir okudu Tanrı Başa döndü sonra Kadını yeniden yarattı En sevdiklerim arasında yer almasa da son dönem şairlerinden İrfan Kurudirek'in de kalemi kuvvetlidir. İsviçre çakısı gibi adamdır kendisi, on parmağında on marifet. Dünya’nın eksen eğikliği kadar eğilsem sana, yine dönmezsin etrafımda bilirim. Senin ateşin bana, karanlığın bana, tutulman o’na. Bilirim.
                            handeyakar07
                            Neden kimse Hande Yakar yazmamış?
                              tivayci
                              İhsan Yüce Ekmek şarap sen ve ben bir de sabahın dördü dışarda kar odamız ılık gözlerin ılık ılık damlarken boş kadehe anlattın bana ağzı sarımsak kokan bir oğlanla yattığını aşkı tattığını, karım dediğini ve aldattığını kıskandım Gogen’i Tahitilim terlemiş vücudunu silerken cüzzam mikrobunu ve yaktığı kulübesini saçların bağlamıştı ellerimi muz kokulum güneşi doğurmuştu ölü cisim martı çığlıklarıyla bir sahil kayalığında nefesin vücudumu yakıyordu yer yer sam yelim sahra-i kebirim kahrettim her şeye o gün babanın şarap çanağına, Gogen’e, kadere, sana, bana, bir de gittiğin arabanın tekerine ne diyordum arkadaş…. diyordum ki ben bu zıkkımı içmek için içerim ama içerken düşünmem neden içiyorum diye daha sonra yaparım hayatın felsefesini sırayla olurum Fatih, Selim, Kanuni bazen kadın hamamında tellak…. bazen Christoph Colomb Napolyon’ken düşünürüm Elbe’de geçen günleri Timur’ken Beyazıt’ı yenişimi…. bir kere Aristo’nun hocası olmuştum ona verdiğim dersle gurur duymuştum bazen Jan Dark’ı kurtarmak için çalışan bir kahraman bazen odunun ateşleyen bir cellat olurum eğer daha da içersem Shakespare halt etmiş derim karşımda salyalı dudaklarımdan yayık sesimi dinlerim de işte Mozart’ın aradığı melodi bu diye gülerim enayiymiş be Platon… bir içsin de görsün….ne felsefesi varmış bu hayatın anlasın geçmişi kınalı dünyanın kaç bucak olduğunu ıslak kaldırımlarda yürürken acırım önde yalpa vuran sarhoşun zavallı haline ukalalık işte derim neme lazım senin kendine bak; sende bir serserin bir sarhoş…. ve yavaş yavaş kaybolur acı kahkalarım şehrin izbe sokaklarında yavaş yavaş kaybolur benliğim…
                                nickiharuto
                                Türkçe hocam okumuştu ve sevmiştim.
                                  gizemino
                                  Didem Madak- İris'in Ölümü bugün kalbimi eski bir plak gibi öyle çok tersine çevirdim ki bazı şarkılar vardır cızırtılı bir yağmur gününü anlatır uzaklarda süren sarı yağmurluklu bir hayatı deniz bazen kendini kaldırımlara fırlatır o zaman bir yavru yengece bakan insanların şarkısı olurdu o şarkının adı keşke ismim iris olsaydı keşke ismim herkese sarı yağmurluğuyla koşan hayatı anlatsaydı bazı şarkılar vardır ellerim kocamanlaşır, tuhaflaşır işte o ellerimle herkese çamurlu şiirler uzatsaydım hepsi çok kirli olsaydı tanrım bazı şarkılar vardır kırmızı akşamsefalarını anlatır karanlığın kalbinde yalnız, açmanın acısını komşu kadınların basma elbiseli konuşmalarını geceyi onlar bahçeye taşırdı ben ne zaman öleceğim tanrım sabah olunca mı keşke birkaç dakikayı ipek mendillere sarıp saklasaydım irileşen, gitgide irileşen ağaç gibi ismi nedensizce iris oluveren bir ağaç gibi şu odanın ortasında dursam saat kuleleri dökülürdü dallarımdan tanrım artık sarı yaprakların ölü olduğuna inanmıyorum bazı şarkılar vardır kanatlarında yağmuru taşıyan kelebeği anlatır kırmızı bir çakmak gibi neşeli ölmek olurdu o şarkının adı ardında yalnızca nemli sigaralar bırakmanın acısı keşke ismim iris olsaydı keşke ismimin bir anlamı olmasaydı herkes çıkarsın kalbini o çirkin mücevher sandığından ve herkes onu birbirine fırlatsın tanrım
                                    fht-13
                                    Dört yanım puşt zulası Dost yüzlü......
                                      roadruner
                                      Ben bir Ayten'dir tutturmuşum oh ne iyi Ayten'li içkiler içip sarhoş oluyorum ne güzel Hoşuma gitmiyorsa rengi denizlerin Biraz Ayten sürüyorum güzelleşiyor Şarkılar söylüyorum Şiirler yazıyorum Ayten üstüne Saatim her zaman Ayten'e beş var Ya da Ayten'i beş geçiyor Ne yana baksam gördüğüm o Gözümü yumsam aklımdan Ayten geçiyor Bana sorarsanız mevsimlerden Aytendeyiz Günlerden Aytenertesidir Odur gün gün beni yaşatan Onun kokusu sarmıştır sokakları Onun gözleridir şafakta gördüğüm Akşam kızıllığında onun dudakları Başka kadını övmeyin yanımda gücenirim Ayten'i övecekseniz ne ala, oturabilirsiniz Bir kadeh de sizinle içeriz Ayten'li İki laf ederiz Onu siz de seversiniz benim gibi Ama yağma yok Ayten'i size bırakmam Alın tek kat elbisemi size vereyim Cebimde bir on liram var Onu da alın gerekirse Ben Ayten'i düşünürüm, üşümem Üç kere adını tekrarlarım, karnım doyar Parasızlık da bir şey mi Ölüm bile kötü değil Aytensizlik kadar Ona uğramayan gemiler batsın Ondan geçmeyen trenler devrilsin Onu sevmeyen yürek taş kesilsin Kapansın onu görmeyen gözler Onu övmeyen diller kurusun İki kere iki dört elde var Ayten Bundan böyle dünyada Aşkın adı Ayten olsun Ümit Yaşar Oğuzcan
                                        monaiman
                                        Geçer mi, geçmez mi bilmem ama, İçimde hep bir sızı olarak kalacaksın. Her gece anıp gelmeni dileyeceğim, Bir o kadar da gelmemeni... Özdemir Asaf Dün sabaha kadar kendimle konuştum. Ben hep kendime çıkan bir yokuştum. Yokuşun başında bir düşman vardı, Onu vurmaya gittim, Kendimle vuruştum... Özdemir Asaf Hangi birini söylesem bilemedim. Aklıma ilk geleni söyledim. Beni benden iyi tanıyan bir şair ve şiirini bırakayım dedim.
                                          sairsel
                                          Agora Meyhanesi Sana bu satırları ılık bir sonbahar akşamının Felç olmuş köşelerinden yazıyorum Beş yüz mumluk ampullerin karanlığında Saatlerdir boşalan kadehlere şarkılarımı dolduruyorum Her zeytin tanesine o o simsiyah bakışlarını koyuyorum Ve, ve kaldırıyorum kadehimi, bu rezilce yaşamın şerefine içiyorum Burası Agora Meyhanesi Burada yaşar aşkların en şahanesi ve en divanesi Burada saçların her teline bir galon içilir Gözlerin her rengine bir şarkı seçilir Sen, sen bu sekiz köşeli meyhaneyi bilmezsin Ama bu sekiz köşeli meyhane seni bilir Burası Agora Meyhanesi Burası arzularını yitirmiş insanların dünyası Bu akşam bütün meyhanelerini dolaştım İstanbul'un Bu akşam bütün meyhanelerini dolaştım İstanbul'un Seni aradım kadehlerdeki dudak izlerinde... Şimdi içimde sokak fenerlerinin yalnızlığı Boşalan ellerimde kahreden bir hafiflik Bu akşam umutlarımı meze yapıp içiyorum Elimde değil; bu bir, bu bir namuslu serserilik Dışarıda hafiften bir yağmur var, bu gece benim gecem Gönlümde bütün dertlerin hora teptiği gece bu Cama vuran her damlada seni hatırlıyorum Ve, ve sana susuzluğumu... Biraz sonra plaklarda şarkılar susar Kadehler boşalır, mezeler tükenir, umutlar biter Biraz sonra bir mavi ay doğar tepelerden Bu sarhoş şehrin üstüne Sen, sen bakma benim böyle delice efkarlandığıma Mendilimdeki o kızıl lekelere de boşver Yarın, yarın gelir çamaşırcı kadın Her şeyden habersiz onu da, onu da yıkar Sen, sen mesut ol yeter ki; ben, ben olmasam da ne çıkar Dedim ya; burası Agora Meyhanesi Bir tek iyiliğin bütün kötülüklere meydan okuduğu yer Burası Agora Meyhanesi Burası kan tüküren mesut insanların dünyası... Canım doya doya sarhoş olmak istiyordu Canım doya doya sarhoş olmak istiyordu Seni aradım kadehlerdeki dudak... Ahmet Selçuk İlkan
                                          /
                                          0

                                          Tarihe Göre

                                          İçerik bulunamadı.