Dikkat! Bu Bir Kampanyadır
    • Popüler
    • Tarihe Göre
    Vidiom
    Bu başlığa vidio eklemek için telefonundaki dio uygulamasından giriş yap!
      nickiharuto
      İnsanlığın yararına olduğunu düşündüğümüz. "İstanbul sözleşmesi" nin yürürlükte kalmasını ve tüm kazanımları ile uygulanmasını istiyoruz. Toplumu oluşturan bireyleri yetiştiren kadınlardır. Güvende ve huzurlu hisseden kız çocukları, mutlu kadınlara, mutlu kadınların öğretileri mutlu toplumlara dönüşür. Bu dönüşüme destek ver. .................. SÖZLEŞMEMİ GERİ VER............... Not: dio severler olarak bu akşam saat 21.30 da dio 'da kampanyamızı başlatıyoruz.
        _gizem_
        #istanbulsözlesmesiyasatir
        https://twitter.com/SGkdgn/status/1373374191966302209
        https://twitter.com/SGkdgn/status/1373374191966302209
          berat-albayrak-official
          Mustafa Kâmal Atatürk'ün hakettiği seviyeye getirdiği kadınları havlu kafalıların alçaltmasına izin vermeyeceğiz! 2023'te havlu kafalılar için istiklal mahkemeleri yeniden açılacak. Eğer olmazsa ve harekete geçersek tayyibin kaderi hitler gibi olur.
            palmiye
              _gizem_
              sözün bittiği yer...
                gregory_
                  mrsnl33
                    patiklipengui
                    Bırakın kadınlar yaşasın!
                      lutfen-ama
                      Haklarımızı koruyacağız.! Sözleşmemize sahip çıkıyoruz, bu savaşı bırakmak yok.
                        thetalentedmrripley
                        Bizim genel sıkıntımız bir şeyi korumak için gerekli olan mekanizmayı koruyamıyor olmamız. Örnek verecek olursak; Anayasanın ilk üç maddesi değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez. Peki bu maddeleri koruyan nedir? 4. madde. Dördüncü maddede bu ilk üç maddenin değiştirilemeyeceği yazar ve bu maddeler korumaya alınır. Peki 4. madde değiştirilemez, kaldırılamaz diye bir hüküm var mı? Yok. Yani birileri 4. maddeyi kaldırırsa hukuken devletin şeklinin de, cumhuriyetin niteliklerinin de, başkentin de, İstiklal Marşı'nın da değiştirilmesinin önünde engel kalmaz. Peki bu 4. maddeyi koruyan nedir? Toplumsal bilinç. Bilinçli bir toplumun bu maddelerin değiştirilmesine vereceği tepkiden korkan hiç bir yürütme bu maddeleri tartisamaz dahi. Ama biz bu toplumsal bilinci koruyamiyoruz işte. Ezilmiş, sindirilmiş, korkutulmuş, cahilleştirilmiş, değerlerinden uzaklaştırılmış bir toplum haline getirilerek bu koruma da kalkıyor. Bizim esas korumamız gereken toplumsal bilinç iken kanun maddeleri ile devletin yapısını koruyacağımızı sanıyoruz. Ya da çocuğu korumaktan bahsediyoruz, devlet eliyle tedbirler alıyoruz. Peki aslında çocuğu koruyan, yetiştiren nedir, kimdir? Annesi. Biz çocuğu koruyacak olan anneyi koruyamiyoruz ki çocuğu koruyalım. Mutlu, sağlıklı, yaşamsal güvenceleri olan bir annenin yetistirecegi çocuğu zaten başka şekilde korumanıza gerek kalmaz. Çünkü tüm bireyler ruh sağlığı yerinde, saygılı, bilinçli olarak yetisecegi için ortada tehlike kalmayacaktır. Ya da yargı bağımsızlığını teminat altına alacağız, adil yargılanma hakkını koruyacağız diyoruz, bunla alakalı anayasaya maddeler koyuyoruz. Ama bunun temel savunucusu ve koruyucusu olan hukukçuları koruyamıyoruz. Hakim ve savcıları iktidar baskısından koruyamiyoruz özgürce karar vermelerini saglayamiyoruz, avukatları şiddetten koruyamıyor üstüne cezaevi ile tehdit ediyoruz. Adil yargılanma hakkını, adaleti koruyacak olan mekanizmaları koruyamiyoruz bir kere. Kadınları korumak kimsenin haddine değil ama toplumsal cinsiyet ayırt etmeksizin tüm bireylerin haklarını, yaşamsal güvencelerini teminat altına almak için İstanbul Sozlesmesi'ni imzaliyoruz. Eğer ki bu hakları korumak istiyorsanız önce o hakları koruyan uluslararası sözleşme ve yasalari koruma altına almanız, uygulanabilir hale getirmeniz gerekir. Biz daha ne İstanbul sözleşmesini ne de kendi yasalarimizi koruyamiyoruz, kaldı ki mağdurları koruyacağız, bireylerin yaşam hakkını savunacağız!
                          merivella
                          Bir güne daha öldürülen kız kardeşlerimizin haberleri ile uyanmak istemiyoruz.
                            tsukyomi
                            Asla geri adım atmayacaklar, bu sözleşme tekrar geri gelmeyecek, en azından amaçları neyse ona varana kadar. Ne yaparsak yapalım yine bildiklerini okuyacaklar. Halkımız da bunlar bir hafta içinde unutacak. Yine de sesimizi çıkaracağız. Kiminle dövüşmek zorunda olduğumuz umurumuzda değil, paramparça bile olsak haklarımızı geri alacağız. En azından sonraki nesil ne yaptınız diye sorduğunda başımız dik savaştık deriz. Geri adım yok.
                              gollummm
                              Bu karar değişmez Türkiye de kadın olmak suç oldu artık! Benim için de hassas bir konu yakından yaşadım. Çok bir şey diyemiyorum...
                                muzlu-pasta
                                40 yılda bir tane doğru iş yaptınız ondanda vazgeçmeyin kadın,çocuk,yaşlı,LGBTİ+ korunmayı her insan gibi hak eder devlet millet içindir! #SözleşmemiGeriVer
                                  nykskaos
                                  Pinar Gültekin'in cansız bedeninin bulunmasından bir gün önce Habertürk'te kadınları yakından ilgilendiren İstanbul Sözleşmesi'yle ilgili bir yayın yapıldı. Konukların tamamı erkekti. Yillar yılı böyledir bu; kürtaj, doğum, tecavüz hakkında programlar yapılır ama tartışanlar hep erkektir. Sadece erkeklerden oluşan "Başörtüsüne Özgürlük" mitingi bile gördük bu ülkede. Her kadın cinayetinden sonra da birçoğu çıkar ve her gün aynı cehennemi yaşayan kadınlara ateş hakkında akıl vermeye kalkar. "Hangi alanda olursa olsun her kadının ağzını açmasını zorlaştıran, konuşmaya cesaret etse bile sesini duyurabilmekten alıkoyan bu küstahlıktır insanın zoruna giden; sokaktaki taciz gibi bu da dünyanın kadınların dünyası olmadığını işaret ederek genç kadınlar sessizliğe mahkum eder. Bu bize kendimizden şüphe duymayı ve kendimizi kısıtlamayı öğretirken erkeğin dayanaksız aşırı özgüvenini pekiştirir." Solnit'e göre, bu tür erkekler, içten içe, kadınların özgür olması durumunda kendilerinin güç kaybedeceklerine inanıyor... "Kadın özgürlüğü nedense, erkeklerin elindeki ayrıcalıkları ve iktidarı sinsice ele geçirmek isteyen bir hareket gibi algılanıyor, sanki bir tarafın kaybetmeye mahkum olduğu, taraflardan sadece birinin özgür ve güçlü olabileceği bir savaş var ortada. Oysa birlikte özgürleşir ya da birlikte köleleşiriz. Kazanmayı, karşısındakine diz çöktürmeyi, ceza vermeyi ve üstünlüğünü sürdürmeyi planlayan bir zihniyet, özgürlükten çok uzaktır. Bu hedefin peşini bırakmak insanı özgürleştirecektir." Adaletsiz bir dünyada yaşıyoruz. Bazen bütün içtenliğimizle ve iyi niyetimizle eşitsizliğe, adaletsizliğe karşı çıkmak isteyebilir ve dünyayı düzeltmek için yoğun bir arzu duyabiliriz. Ama bu kibirli dünyada, eşitsizliğin asıl mağdurlarına akıl vermek yerine, onları dinlemeye ve bu mücadele nasıl destek olabileceğimizi onlardan öğrenmeye alışmamız ve kendi sesimizden ziyade, onların seslerinin duyulmasını sağlayabilmenin önemini kavrayabilmemiz gerekiyor.
                                  /
                                  0

                                  Tarihe Göre

                                  İçerik bulunamadı.