22
13.6.2020
Deniz Olan Şehirlerde İnsanların Birbirine Daha Hoşgörülü Olması
    • Seçmece
    • Popüler
    • Tarihe Göre
      oivavoi
      Nedenini anlayamıyorum, bir su birikintisi nasıl insanların kafa yapısını bu kadar değiştirir bilemiyorum ama bu böyle bence. Kişilerin kendi tercihlerinden bağımsız olarak herkesin yaşadığı hayata saygı duyabilmesi ya da yargılamaması. Tabiki böyle olmayan insanlar da vardır ama ezici çoğunluk böyle gibi. Edit: Arkadaşlar tabiki Türkiye’nin her yeri böyle değil. Demek istediğim şey deniz olan bir “şehir merkezi”nde rahatça yaşanabilmesi. “Fikirlere olan hoşgörü”
        tsukyomi
        Biraz da o coğrafyanın kültürüne bağlıdır bu. Bir de turizm etkeni var. Her milletten her çeşit insan görüyorsun, bir kültür alışverişi oluyor, gün geçtikçe perspektifin genişliyor. Türkiye'yi ele alalım. Akdeniz ve Ege'nin şehir merkezleri ve kıyı kesimi daha rahatken bazı köyleri bu konuyu tersine çevirebilir. Bu turizm etkenidir. Trakya'da ise tam tersi durum mevcuttur. Trakya insanının büyük çoğunluğu göçmendir. Bir ayağı Bulgaristan, Yunanistan ya da Makedonya'da olmayan neredeyse yoktur. En ücra köyünden iline kadar her yer rahattır. Bu da karışan kültürlerin etkisidir. Yani etken su birikintisi değil, insandır.
          leprechaun
          İstanbul: Üç tarafı denizlerle kaplı bi çift yarım ada. Kısacası başlığı açan her kimse Ha*****r ordan.
            1cerenaltay
            Denize bakmak beyin dalgalarımızın frekansını yavaşlatarak bizi meditatif ve hafiflemiş bir moda geçiriyor. Deniz kenarında Zen prensiplerinin çoğunu hissediyoruz. Mavi renk insanları sakinleştirirken huzurlu hissetmemizi sağlıyor. Denize bakmak beyin dalgalarımızın frekansını yavaşlatarak bizi meditatif ve hafiflemiş bir moda geçiriyor. Ayrıca mavi renk yaratıcılığı arttırıyor. Deniz sesleri sinir sistemimizi aktive ederek rahatlamamızı sağlıyor. Deniz kokusunun da ayrıca sakinleştirici etkisi bulunuyor. Son olarak kuma dokunmak da tüm stresi vücuttan atmamızı sağlıyor. Sıcak ve yumuşak kumlara basmak bizi güvende hissettiriyor. Bu duyguları yaşayan insanların bencil olma ihtimali yok denecek kadar az.
              benita
              Ben bu durumu denize kıyısı olan şehirler olarak değil de göç alan şehirler olarak kıyaslarım. İzmirliyim ve en güzel yerinde yaşıyorum, şort giyer sahile çıkarım, kimse dönüp bakmaz çünkü muhit fazla göç alan bir yer değil. Ama burdan yalnızca 5km uzağa gitsem şort giymeyi geçtim akşam çıkarken bile tedirgin olurum, baktığında orası da İzmir.
                100numaraliadam
                sıcaktan didişecek hal kalmıyor diyeceğim ama adana işi bozuyor.
                  busrawashere
                  orada oturanların genellikle yazlığı oluyor. (zaten deniz kenarı yazlık ne alaka?) Bi olay olsa "Zaten 3 ay sonra sktir olup gidiyor." denir
                    cekirdeksizkarpuz
                    Deniz değil ama iklim insanlar üzerinde etkili etkenlerden birisi. Mesela Karadeniz ve Akdeniz insanının mizaçlarının bu denli farklı olmasının önemli sebeplerinden birisidir iklim. Ama bazı bölgelerde o kadar çok etken var ki iklim çok çok zayıf bir etken olarak kalıyor. Hele İstanbul insanının yapısını iklime bağlamak neredeyse imkansız.
                      ofansifvekaramizah
                      Adana, güneşe bile hoşgörülüdürler.
                        damladamlo
                        Sahil kenti insanı gibisi yok gerçekten. Medeniyet, samimiyet, güler yüz.
                          nunukafasi
                          Denizden ziyade iklimden kaynaklı bir durum olabilir. Denizi olan bir şehirde yaşamayı her zaman merak etmiş ama hiçbir zaman bu konuda adım atmamış bir insanımdır.
                            ecemovskiii
                            Nedenini çözemesem bile kesinlikle katıldığım bir durum.
                              sozdedegilgozde
                              Bunu iltifat olarak algılıyorum. Ama onu bende fark ettim. Anadolu'da okumaya gittiğimde farklı insanlarla iletişim kurduğumda gerçekten fark ediyor.
                                velevkiozge
                                Başlık sahibinin bahsettiği 'sevgi, saygı, hoşgörü' kavramlarına istinaden şunu söyleyebilirim. Deniz olan illerde özellikle deniz kenarlarında yaşayabilen kimseler bir şekilde kalburüstü diye tabir ettiğimiz kimseler oluyor. Nispeten daha eğitimli, paralı ve bu şekilde biraz daha kültürlenmiş kimseler. Bu durum tüm bireyler için geçerli değil tabii ancak özellikle denize kıyısı olan kısımlarda oturan kimseler çoğunlukla böyle. Örneğin tüm Bodrum emekli hakim, mühendis, iş insanlarıyla dolu şu an. Ya da İzmir'de Alsancak'ta denize nazır binalarda ekonomik durumu iyi bireyler oturuyor. İstanbul'da yalılarda ya da denize kıyısı olan binalarda da çoğunlukla ismi bilinen aileler ya da sanatçılar, cemiyet insanları kalıyor. Aslında etki deniz etkisi değil, para etkisi oluyor bir yerde sanırım. Sebep bu olabilir sanırım
                                  apollonia-corleone
                                  İstanbul gibi büyük bir şehirde bu durumu anlayabiliyorum ama Karadeniz’de bunu kendi gözlerimle yıllardır görmem çok ilginç.İki ilçe birinde deniz var diğerinde yok deniz kenarında olan insanlar bir rahat,konuşmaları kibar,insanları eleştirmiyorlar,gençler dilediği gibi sabah akşam eğleniyor diğer tarafta kaba konuşmalar,dedikodu,yargılayıcı bakışlar...Çok ilginç gerçekten
                                    mervenizz_
                                    Ne alakası var ki deniz var diye ben daha mı hoşgörülüyüm?
                                      cahit
                                      Deniz insanı yumşatır
                                        googleamca
                                        Bakınız Kocaeli/Körfez 😇🥰🤗🤗
                                        /
                                        0

                                        Tarihe Göre

                                        İçerik bulunamadı.