Birtakım Düşünceler Seli
    • Popüler
    • Tarihe Göre
    Vidiom
    Bu başlığa vidio eklemek için telefonundaki dio uygulamasından giriş yap!
      oedon
      İnsanı hayatta tutan en temel şeylerden biri ölüm korkusudur. Atalarımızın hayatta kalma içgüdüsü olmasaydı muhtemelen dio'da olmayacaktınız bile. Şahsen ölüm korkusunu yendiğimi düşünmüyorum ama zamanı geldiğinde elden bir şey gelmeyeceğinin farkındayımda. Aslolan sizin veya benim hayatta kalmam değil, insanlık olarak soyumuzun devam etmesidir. Narsist ve egoist benliğimizden arınabildiğimiz zaman, olayın sen veya benden ibaret olmadığını, yarınlara aktarabildiğin genetik bir kopyanın, tıpkı senden öncekilerin, senin içinde yaşadığı gibi, senin de bir parçan yarınlarda var olmaya devam edecektir. Evreni ne zaman bir kutu olarak hayal etsem.. Dışını anlayamamak, nasıl bir şeyin içinde olduğumuzu kavrayamamak beni asıl çılgına döndüren yegane şeylerden bir tanesi. Görmediğimiz bir şeyi hayal edebilmek ne kadar da sancılı bir süreç. Yoktan var olan bir şeyin oluşturduğu sinsile sonrasında bugün burada olmamız.. Ne bileyim, tarif edilemesi güç bir his. Hayatlarımız tıpkı birer rüya gibi.. Bir anda ortasında var oluyor gibiyiz. Hatırlayabildiğiniz en eski anınızdan öncesinde yoksunuz mesela. Tıpkı görmüş olduğunuz bir rüyanın başını hatırlayamadığınız gibi. Bazen bedenimin olmadığını, beynimin ise bir kavanoz içinde olabileceğini, kendisine verilen elektrik sinyalleri sayesinde bu düşün içinde kavrulabiliyor olabildiğimi düşünüyorum.. ve her şey o kadar sahte geliyor ki. Kafamda o kadar çok soru varken ben, bu soruların cevaplanmayacağını, hep bir sır olarak kalacağını bilsem de hep bir sonraki güne merhaba diyorum. Ciğerlerimin en dibine kadar solduğum temiz bir hava, yeşillikler arasında yürüdüğümde dokunabildiğim yaparaklar, tarif edemediğim bir mutluluk hissi yaşatabiliyor. Bu gezegende zaman öldüren milyonlarca bedenden sadece bir tanesiyim. Ne zaman, zaman öldürdüğümü düşünsem, beni asıl öldüren şeyin de zaman olduğunun farkına varıyorum. Sonuç olarak tüm bu varoluş bütünlüğüne baktığımızda ben gezegenimizi bir koloni gemisi olarak tasvir ediyorum. Doğada her bir canlının, dalga konusu olabilen pislik böceğinin bile bir faydası var herkes için. Bu sonsuz döngüde, nihai cevaplara giden zincirin küçük bir halkasıyızdır belkide. Akrep ve yelkovanı olmayan bir saatin çalışması için efor sarf eden küçücük faydasız dişler haline bürünmüşüz adeta. Tüm bu gündelik yaygarada para kazanmayı, bize lazım olmayan şeyleri satın alarak, kendimizi birilerine beğendirmeye çalışarak geçiriyoruz. Ama bizi taşıyan geminin ayakta kalması için çoğumuz neredeyse hayatları süresince tek bir destek eli bile uzatmıyor. Tüm bu döngüde en büyük emeği geçen, önemsiz olarak gördüğümüz yaşam formlarının tek yaptığı şeyse, bu gezegeni ayakta tutmaya çalışmak. Biz onların yaşam alanlarını istila edip beton döktükçe, bu gemi su almaya devam edecektir. Oysaki gezegendeki en faydasız tür olarak bunu kırabilir ve bu döngüye katkıda bulunabiliriz. Asıl norm olması gereken bu sorunları tartışıp masaya yatırmakken, bunları konuşanlara deli gözüyle bakılması ne acı.
        nickiharuto
        Bence artık gezegen için elini taşın altına koyan herkes birlik olmalı. Onar beşer değil birbirimize ulaşmak cebimizde taşıdığımız elektronik aletlerin konforundayken ve henüz çok az da olsa vakit varken bir an önce, Bunun adına elektronik doğa severler. Ya da her ne ise birşey deyip. Bir oluşum birleşim güç birliği kurulup etkin bir şekilde dünya siyasetine yön verebilmeli artık. Doğa bize değil biz doğaya muhtacız. Yazın için teşekkürler. Herkes anlamak istediğini anlayacaktır yazıdan ben bunu anlamışım demek.
          a.l.p.o.l.l.o.n
          Kendi etrafında dolanıp nefsini terbiye etmeye ve çevreni gözlemleyip anlamdırmışsın. Özeti bu. Doğal düşünceler. Sana bir not düşmek isterim. İnsan gereksiz olduğu kadar gereklidir insan olmasaydı dünya içinde ölürdü. Boş bir ev nasıl toz içinde kalıp eşyalar çürüyorsa boş bir gezende ekosisteminde yok olur gider. İnsan gezegeni etkileyebilecek kadar kalabalık ve üret-yok et felsefesi edinmiş varlıktır. Sorun şu ki güce hakim olamayanlar yok etmeye bayılıyor. Üretmekle kendini tanıtıp yok eder durur. Güce hakim olanlarsa üretir üretir daima üretir ve başkalarınada öğretir. Güce hakim olmak içinse işte nefsi kontrol etmek gerekir. Doğayı eğer korumak istiyosak önce kendimizden başlayıp sonra çevreye her yere vurgulamalıyız. Üremeyi cinselliği bir kenara atalım artık. Bizim toparlamamız gereken gezegenimiz var. Panolarda bikinili kadınlar yerine yerlere çöp atma diyen bir çevre çalışanı kadın koysalar yine bir adımdır. Dikkat etmemiz gereken birçok şey var. Söyleyince de ama biz kötü oluyoruz ! Yazını beğendim
            asit
            İkinci paragrafı okurken Truman Show filmi geldi aklıma. Kendi dünyasının dışına çıkmaya, keşfetmeye çalıştıkça yaşadığı sahte yerde sıkışıp kalıyordu sürekli. Belki de keşfettikçe anlam bulacaktır. Sınırlarını ancak betimleyebildiğimiz, ötesini hayal etmeye korktuğumuz veya hayal edemediğimiz bir kavram neden vardır ? Sonsuz boşluk.. İnsanoğlu böyle düşünebilmiş, buna böyle bir anlam kazandırmış. Düşünebildiği kadarıyla 'sonsuz ve sınırsız' diyerek nedenini açıklayamadığı bir kavrama bir de yan anlam, ilahilik kazandırmış. Biraz sert olabilir ama bence tamamen çaresizlikten. Bu evrene atılmışlığın ortasında en azından amacımızı bir parça kendimiz belirleyebiliyoruz. Arkasında büyük izler bırakan insanlar da var.Yok oldular ama unutulmadılar. Doğaya, insanlığa, içinde bulunduğumuz topluma ve geleceğe iz bırakanlardan olabilme arzusunun, bir parça da olsa bu varoluş anlamsızlığını dindirebileceğine inanıyorum.
              sairsel
              /
              0

              Tarihe Göre

              İçerik bulunamadı.