11
6.10.2020
Bir Garip Olay - Ahmet Dede Yatırı
    • Seçmece
    • Popüler
    • Tarihe Göre
      xlethex
      Yıl 1955... İstanbul’da bir sokak umuma açık tuvalet gibiydi..Bahçe duvarları nedeniyle her taraftan görülmeyen sokakta gelen geçen küçük tuvaletini duvarlara yapıyordu.. 3 numaralı evde oturan emekli İhsan Ergün beyin eşi Makbule hanım, gelen misafirlerine dert yanıyordu.. “Yoldan geçenler küçük abdestini bahçe duvarına yapıyor. Belediyeye başvurduk.. Buraya işemeyiniz diye levha astırdık ama hiç faydası olmadı.. Bu bizi çok rahatsız ediyor.” Misafirlerin arasında bulunan İhsan beyin yeğeni mühendis Namık bey ayağa kalktı, “Ben bu işi hallederim” dedi ve aşağıya indi.. Hemen kazma kürekle işe soyundu.. Yere mezara benzer bir tümsek yaptı.. Duvardan taşlar alarak tümseğin çevresini çevirdi.. Etrafındaki ağaçlara bezler bağladı.. Yukarı çıktı “Tamam bu iş oldu” dedi.. Gerçekten de ogünden sonra kimse sokağa işemiyordu.. Hatta gelen geçen mezar görünümlü tümseğin başında dua ediyordu.. Mahalledeki kadınlar da ağaçlara bez bağlıyordu.. Aradan yıllar geçti.. Birgün yan komşu Zafer hanım panik halinde Makbule Hanımı ziyaret etti.. Nefes nefese rüyasını anlattı.. “Ak sakallı bir dede gördüm.. Ben İhsan beyin bahçesindeki mezarda yatan Ahmet Dede’yim, mezarın üzerine ismim yazılı bir taş dikin dedi.” Makbule hanım renk vermedi.. Rüyayı duyan mahalleli hemen bir taş yaptırdı.. Üzerine şunu yazdılar.. “Ahmet Dede Ruhuna El Fatiha.” Gel zaman, git zaman belediye bu olaya el attı.. Sözde mezarın etrafını çevirdi.. Mermer taş koydu.. Üzerine yazdı.. “Ahmet Dede ruhuna el fatiha.” Orası artık bir yatır olmuştu.. *. *. * Ahmet Dede yatırı bugün İstanbul’un Kartal semtindeki en işlek sokağında.. Ekim Sokağı hergün onlarca ziyaretçi çekiyor.. Dualar okunuyor, dilekler tutuluyor.. Ahmet Dede hürmetle anılıyor.. Kısacası işenmemesi için yapılan bir sahte mezar bugün kutsal bir yatıra dönmüş durumda.. *. *. * Bu olayın canlı şahidi emekli kıdemli albay Hasip Uras’tı.. Ufuk Uras’ın babası.. 1955 yılında İhsan Ergün beyin evindeki o misafirlerden biriydi.. Sahte yatırın yapılışını gözleriyle görmüştü.. Emekli olduktan sonra hacca giden Hasip Uras, bu olayı kitap haline getirmeyi planlamıştı.. Ama ömrü yetmedi.. 2008 yılında vefat etti.. Ahmet Dede yatırı bugün hala Kartal’da en çok ziyaret edilen yerlerden biri... Olay bu, bu olaya tanık olmuş kişilerden biriyle konuşma firsatim oldu, insanlar artik "yatir" cevresine mum dikip, her yere çaput bağlamaya baslayinca ev sahipleri yangin cikacak korkusu ve insan kalabaligindan bunalip; "biz bunu bu yuzden yaptik, burada yatir falan yok" demisler. Halk bir de bu yuzden linç etmeye kalkmis; "Çarpilirsin, Ahmet Dede bana gozuktu, cocugum olmuyordu , cocugum oldu sayesinde" gibi cevaplarla insanlari biktirmislar. Mezarin yıkilıp yerine ev yapmak isteyen mülk sahipleri ile halk arasinda tartisma yasanmiş, kimisi mezarin 200 senelik oldugunu ileri sürmüş, kimiyse mezarda keramet oldugunu... Bir baslik altinda tartismalari gorunce bu olay aklima geldi. Vukuatin anlatildigi kismi internetten aldim.
        cinayetvaraga
        Kesin benim başlığımdır bu. Bölgesel olarak her noktada mutlaka böyle dede, efe, nine, baba hikayeleri var. Yahu eski türkçe ile yazılmış mezar taşlarını "iyiler" diye adedip dua eden medet uman var. acizlik, çaresizlik. Tuzcu baba, telli baba, çoban dede, garip dede, bındıkçı baba, gundikçi ana,...vs vs. Mahallenin abisi rıfkı abi ölünce, onun mezarından ebediyete frekans açılmış da mesaj gönderelik dercesine göt baş dağıtıyorlar. yazık. Birileri de benle bu konuda tartışmıştı. hatta aklı başnda, mantıklı sandığım insanlardı lakin değillermiş. özü bok olandan bir şey bekleme. hani katran şeker muhabbeti. neyse onları da engelledik görmüyoruz artık. kafam rahat. ama bir çift lafım var bu evliya embiya türbeci sahtekarlara, ne güzel züküyorsunuz bu insanları helal valla.
          busrawashere
          yılların sidigi var işte bi' dua edilmesi lazım
            dr.rock
            Sorun elbette yatır değil Sorun apartman sakinlerinin bundan para kazanmayı akıl etmemiş olmaları Bakın arkadaşlar, ülkemizde öyle mallar var ki, onları düdüklememek ayıp aksine. Ben özel hastanede çalışırken gereksiz tetkik istemiyeyim, millet 3 kuruş para alıyor zaten, gereksiz para harcamasın diye gerekirse yaptırayım diyordum. Sonra arkamdan dedikodu çıkarttılar, "biz özele geliyoruz tahlil yaptırmak için doktor tahlil istemiyor" diye. MK sanki ben tahlil yaptırmayı bilmiyorum... Tahlil yapılacak kişi bebek olmasa onları ben mis gibi binlik ikibinlik yaparımda bebeye kıyamıyorum :) Yani şunu anladım ki biri sklmek istiyorsa kırmayın, skn
              mevsimlerdensnbahar61
              Cehalet işte ne denir ki
                sozdedegilgozde
                Evet bizim ülkede ölüye hürmet, yaşayana hürmetten daha fazla ne yazık ki. Ancak bu hikaye gerçekse, mühendisin çevik zekası beni çok etkiledi. Hoş bir musibetten kurtulmuşlar ama başka bir musibete sebep olmuş. Burası Türkiye her şey mümkün.
                /
                0

                Tarihe Göre

                İçerik bulunamadı.