1
30.12.2020
Ben Bilmem Annem Bilir
    • Seçmece
    • Popüler
    • Tarihe Göre
      interaktif-teacher
      Her geçen gün bir yenisine daha şahit olduğumuz cinayetlerin artık bitmesini istiyoruz. Yüreğimiz yanıyor, içimiz aciyor ve bu caniligi yapanlardan dolayı toplum olarak bizler utanıyoruz. Hepimizin bununla ilgili önleme adına elbette yapabilecekleri var. Yeter ki taşın altına elimizi koymak isteyelim, hatta yüreğimizi de! Mesela bir anne isek erkek çocuğumuz varsa, onu insan üstü bir varlikmis gibi yetiştirmek ve ona öyleymiş izlenimi vererek ,ona öyle davranmak bunları da doğumundan itibaren en az 25 sene ona yaşatmak ona yapabileceğiniz en büyük kötülük olur. Tabi kadınlarımıza da... Elbette ki çocuklarımız sevgiyle büyümeli, merhameti de acizligi de farketmeli, yaşamalı. Duyguları yaşayan, duygularinin farkında olan bir insandan hiçbir canlıya zarar gelmez. Tam tersi sürekli bastırılmış duygularla, gizlenmiş açığa çıkarılmamış tepkilerle, ağlamanın dahi acizlik belirtisi gibi gösterilmesi ile yetiştirilen bir erkek ve evde anneden tutun kız kardeşlere kadar herkesin kendisine hizmet etmesi gerekiyor gibi bir algiyla ve davranışla yetiştirilen bir erkekten toplum olarak bize başka ne yaşatmasıni bekleyebiliriz ki? Sadece bu davranışlarla yetişenler mi bu canilikleri gerçekleştiriyor. Bir de daha çocukluktan itibaren hiçbir kararına saygı duymadığımız, her fırsatta onu yererek küçük düşürdüğümüz, öz benliğine saygı duyup kabul etmediğimiz için bir hiç gibi yetişen, sevgiden saygıdan mahrum, kendi başına hiçbir girişimde bulunamamış, fırsat verilmemiş, baba ve anne baskısı altında doğduğuna pişman edilmiş bir erkek çocuğunun da büyüdüğünde ne yapmasını bekliyordunuz ki? Eğitimde, gelecekte önce evde başlar. Eger evimizin içinden başlayarak bu yaraya dur demezsek, daha çok içimiz yanacak. Aileler eğitilmeli, anne baba olmak sadece genetiksel aktarimlarla devam ettirilmemeli, annelik babalık eğitimleri yaygınlaştırılmali, toplum olarak insana saygı ve sevgi, yaşama saygı, herkesin bir yaşam hakkı, kişisel hakları olduğu bilincine erişmiş olarak yetişmiş insanlar ancak bir arada uyumla yaşar, çatışma ve farklılıklarını saygı ve hoş görü içinde anlayışla çözümler üretir. Çocuklarımızi hayatin gerçekliği içinde, gerçek duyguları yasatarak, o duygular karşılığında verdiği tepkilerin karşılığının nereye vardığını görmesini saglayarak yetiştirmeliyiz. İlk cocukluk döneminden itibaren karakter, öz benlik algısı ve anlayışlar çevresinde gözlemleyerek yaşadıkları üzerine gelişen, modelleyerek öğrenen sürekli tepkiler gelistiren bir cocugun tüm gördüklerinden ve yaşadıklarından 15 yıl sonra farklı davranmasını beklemek saçmalık olur. Tabi istisnalar hariçtir. Ailemizi secemeyiz ama kim olduğumuzu secebiliriz. Ağlamaktan korkmayan evlatlar yetiştirelim, sorununu paylaşmanın acizlik olmadığını, her canlının yaşam hakkının ve seçme hakkının olduğunun bilincinde çocuklar yetistirelim, cam fanusta kendi kurgularimizla yaşatmaya çalıştığımız kısıtlı çocuklarımızi, yaşama dahil edelim ve hayata şahitlik edislerini izleyelim. Hayata enerji katın, can katın.
        dr.rock
        Bide İstanbul Sözleşmesi var onun İçin mücadele edelim
        /
        0

        Tarihe Göre

        İçerik bulunamadı.