54
13.12.2020
"Kadının Beyanı Esastır" İlkesinin Türkiye'de Bir Türlü Kabul Görmemesi
    • Seçmece
    • Popüler
    • Tarihe Göre
      peripedia
      "Kadının beyanı esastır" ilkesini duymuşsunuzdur. Nedir bu ilke? Tacize, istismara, tecavüze uğramış bir kadının beyanı delil niteliği taşıyor ve delil yetersizliği durumu söz konusu olamıyor. Bu ilkenin "Cinsel taciz ve istismara uğramış kadının ve çocuğun beyanı esastır" şeklinde düzeltilmesi konuşuluyor ama bizim konumuz şimdilik bu değil. Benim üzerine düşündüğüm ve tartışmak istediğim konu Türkiye'de bir kadının tacizi ifşa etmesi ne yazık ki yeterli görülmüyor. Yıllar sonra cesaretini toplayıp yaşadıklarını kamuoyu ile paylaşma cesareti göstermiş bir kadına rahatlıkla "Neden tacizi yaşadığında değil de şimdi konuştun?" sorusunu yöneltebiliyoruz. Onun yaşadığı travmayı ve içerisinde bulunduğu psikolojiyi hiçe sayarak. Bugün gazeteci Melis Alphan'ın yaşadığı gibi. Yıllar önce bir bir medya kuruluşunda dedesinin arkadaşı tarafından yaşadığı tacizi anlatıyor Melis Hanım ve isim vermek istemiyor. Karşılaştığı tepkiyi tahmin edebilirsiniz. Neden isim vermedin? CHP'li olduğu için mi isim vermedin? İsim vermediği için bunun yalan beyan olduğunu iddia edenler de olmuş. Yine bugün Hasan Ali Toptaş'ın tacizine maruz kalan ve bunu ifşa eden Pelin Buzluk'un kitabında Toptaş'a ithaf cümlesi kurmasını eleştirdiğimiz gibi. Neden, nasıl diye sormadan kadının beyanını esas alamıyoruz bir türlü. Bugün Toptaş, "Kadının beyanı esastır diye bir düstur olamaz, bu düsturun yanlış anlaşıldığını düşünüyorum. Kadın söylüyorsa doğrudur demek aklı, mantığı askıya almak olmaz mı?" demiş ve özrünün yanlış anlaşıldığını ifade etmiş. Neden tacizin önünde ardında bir şeyler arıyoruz sürekli. Bu kadınlar yaşadıkları tacizi akabinde duyurmadıkları için haksız oluyorlar, karalama kampanyası yaptıkları varsayılıyor. Yaşanan travmayı ve dönemin psikolojisini bunu açıklamanın cesaret gerektirdiğini, yaşanılan korkuyu anlayamıyoruz.
        karolunita
        ülkemin zihniyeti yetmez ki buna nasıl kabul etsinler yani
          mrlawyerkk
          Bu olayların dışında bu ilkenin çok ciddi bir boşluk yarattığını söylemek durumundayım. Bunu eşi, sevgiliyi, zaman zaman babayı tehdit etmek için kullanan kadınlar var. Bu gerçekliği de görmezden gelemeyiz.
            thetalentedmrripley
            Taciz kanayan bir yara ve her taciz iddiası ciddiye alınıp derinlemesine soruşturmalıdır ama kadın yalan söylemez, iftira atmaz diye bir kural mı var? Başkaca en ufak bir delil, emare yokken kadının beyanı esastır diye birisine ceza vermek hukuk katliamıdır, zalimliktir, ahmaklıktır.
              detokssuyu
              Ya Allah aşkına böyle bir iftira olabilir mi? Bir kadın kendisine bunu yapabilir mi? Açıkladığında da kadın mağdur oluyor. Hayatı didik didik ediliyor. Yakın markaja alınıyor. Bir kadın birine iftira atmak için kendine bunu yapar mı? O yüzden kadın beyanı esas.
                redblack
                Bakin bundan dolayi bi arkadasimin basina geleni anlatiyorum; fena gitmeyen bi evliligi vardi 2 yillik evlilerdi, evde bir tartisma cikiyor hanimiyla, hanimi o an polisi ariyor esim beni darp etti diye sikayette bulunuyor, darp meselesi de şu eşi cama cikip "yeteeer biktim senden!" diye bagirinca kolundan tutup iceri cekmesi, polis geliyor sorgusuz sualsiz alip goturuyor, 2 ay evden uzaklastirma cezasi veriliyor adama. Şimdi boşanma davasi acti eşine, yurumuyor diye anlasmali bosanmak istiyor, hanimi ise buna yanasmayip tazminat istiyor.
                  sedefartuny
                  Bizim ülkemizde suistimal edilmeyen ne var ki? Uzaklaştırma kararını ünlüler suistimal ediyor onların yüzünden gerçekten uzaklaştırma kararı olan kadınlara sıra gelmiyor. Kadının beyanı esastır ilkesini çıkarları için suistimal eden kadınlar yüzünden mağdur olan kadın beyanları dikkate alınmıyor. Durum bundan ibaret aslında.
                    burakb_
                    Bir kız arkadaşım anlattı bana mesela, eskinin tutkulu feministlerinden. Basitçe bir kızın sevgilisi var, gençler ikisi de 17 yaşlarında anladığım kadarıyla ama kız çocuğu aldatıyor 24 yaşlarında birisiyle ve bu çocukla beraber olmak için sevgilisine iftira atıyor cinsel ilişkiye dair ve 17 yaşında çocuk yaşıtıyla olduğu için hapise giriyor. Kız ise 24 yaşında sevgilisiyle rahat rahat takılabiliyor ama şimdi şöyle de bir şey var : Kadınlar bu konuda neden iftira atsın ki ? Değil mi ? İğrençsiniz eğer bir insanın böyle bir şey yaşayabilme ihtimaline göz yumuyorsanız gerçekten mide bulandırıcısınız.
                      seyit-yildiz1
                      Ben bu yüzden mağdur olanlardanım. Eski eşimle olan bir tartışma neticesinde kolunu tuttum. Tabi o sinirle biraz sıkı tutmuşum ve yüzündeki acı ifadesi sonrasında bıraktm. Darp edildim diye şikayetçi oldu ve verilen uzaklaştırma kararı sonucu 1 ay babamlarda yaşama zorunda kaldım. Hadi benim babamlar aynı şehirdeydi ve sağdı.ya uzak bir şehirde olsalardı ya da hayatta olmasalardı ve benim maddi durumun otele pansiyona vs yetmiyecek derece olsaydı sokakta mı yaşıcaktım. Sonrasında eve döndüm ve boşanana kadar her durumda tekrar aynı durumu yaşamakla tehdit edildim. Saçma sapan,kadına pozitif ayrımcılık adına erkeğe zulm edilen ve ard niyetle kullanılmasına müsait bir uygulama.
                        _umut_
                        Şikayet ettiğin durum bu durumu kendi çıkarları için veya bir olaydan haklı olarak sıyrılmak için gereksizce suistimal eden kadınlar yüzünden bu şekilde bir hal almış olabilir
                          nykskaos
                          14 yaşındaki kız çocuğu 2 yıldır tecavüze uğradığını söylüyor. isim isim veriyor. bu kişilerin hepsi dışarıda. 15 yaşındaki çocuk 2 yıl boyunca tecavüze uğruyor, bu kişiler yargılanıyor karar ise çocuğun rızası var denilerek beraat. Zihinsel engelli bir kadın tecavüze uğruyor, tecavüz eden kişi, zihinsel engelli kadın bağırıp yardım istemediği gerekçesiyle beraat ediyor. Ağzı burnu kanlar içindeki kadın polise sığınıyor, kocası tarafından şiddet gördüğünü kendisini öldüreceğini söylüyor. Aile bekçisi polisimiz kocayı karakola çağırıyor sözde çifti barıştırıyorlar, kocandır döver de sever de diyorlar. kadın o gece babası tarafından öldürülüyor. Bırakın "kadının beyanı esastır" ı "kanıtın beyanı esastır" olsa ne olacak?
                            eflayilmaz
                            Türkiye’de kadını şiddetin ve cinayetlerin artmasının en büyük sebebi bu. Suistimal edenler de var evet ama bir iki kalpsiz insan için öldürülen şiddet gören kadınlara ne olacak? Topluma şiddet ve ölüm sonrası cezaların ne kadar caydırıcı olduğu yerleştirilirse zaten zamanla bu olaylar azalacak bence
                              dr_geyik
                              Nedense hep ünlü, başarılı, kariyerli erkekler böyle kıyıda köşede kalmış başarısız kadınları taciz ederler. Kadın beyanı esastır desek Türkiye'de bir tane kariyeri olan adam kalmaz. O yüzden en iyisi yalancılık ve şirretlik unsurunu göz önünde bulundurmaya devam etmek.
                                dr_geyik
                                Yalan söyleme ihtimali olmayan insanın beyanı esastır. Yani mesela cinselliği tanımayan bir küçük çocuk kendisine yapılan birşeyden bahsediyorsa yalan söyleme ihtimali yoktur. Bir çocuk niye bir erkeğin erekte penisiyle ilgili yalan söylesin? Peki yetişkin bir kadın bu konularda yalan söyleyebilir mi? Evet söyleyebilir. O zaman hukukun işlemesi için kadın beyanı esastır gibi bir saçmalıktan uzak durmak gerekli.
                                  ahpte-pateh
                                  İspat edilirse esastır. Edilmezse değildir.
                                    yazar21
                                    Hukuka ters bir durum bu. Tüm kadınların birer iyilik abidesi olduğunu söylemek, tüm erkeklerin birer kötülük abidesi olduğunu söylemek kadar abesle iştigal.
                                      rarero
                                      Bunu kötüye kullanan kadınlar var oluşu etkiliyor her şeyi aslında. Ama elbette esas olmalıdır. Hasta ruhlu olmadığı sürece hiçbir kadın tacize veya tecavüze uğramaktan mutlu olmaz sonuçta. Öyle bir olayın içinde bulunmak istemez. Bu nedenle esas olmalıdır. Ama hukuk sistemimizde çok eksiklik var. Bu sebeple yeniden bir düzenlemesi olması gerekiyor ki böyle şeyleri konuşabilecek ortamımız olsun.
                                        gilad-pellaeon
                                        saçma bir yaklaşım. Herkes suçu kanıtlanana kadar masumdur birisinin kanıtsız delilsiz beyanı istismara çok açık olur zaten israilde kadın erkek arkadaşından ayrılıyor sonra bana şiddet uyguladı diye şikayet ediyor adam gözhapsinde kalıyor bir ton para ödüyor ardından kadın sarhoşken işlediği haltı itiraf ediyor adam öyle serbest kalıyor
                                          csa
                                          Kimsenin beyanı esas olamaz. Yarın bir kadının bana gıcık olup taciz etti demeyeceğinin hatta daha da beterlerini iddia etmeyeceğini kimse garanti edemez. "Kadının beyanı esas" diyebilmek için kadının yalan söylemesinin imkansız olması lazım. Ama değil. Ne yazık ki değil arkadaşlar. Ben de istemem tacizciler, tecavüzcüler aramızda dolaşsın. Kadın erkek meselesi değil, yarın öbür gün hepimizin canı yanabilir ama kadın %100 doğru söyler deyip de her suçlamayı direk kabul edip cezalandıramayız. Öyle değişik şeyler, o kadar kötü niyetli insanlar olabiliyor ki aklınız durur. Mantık bulamazsınız yapılan suçlamada harekette. Bugün yılda 1 kişi haksız yere hapse giriyor, hayatı mahvoluyorsa böyle 3'e çıkar o sayı. Yarın öbür gün de en iyi erkeklerin bile başı yanabilir. Saçmalık yani.
                                            dr.rock
                                            Kadınlara iyi davranın , ancak mal olan insanlar kadınlara kötü davranır.
                                            /
                                            0

                                            Tarihe Göre

                                            İçerik bulunamadı.